ŞANLI URFA İL BAŞKANININ AÇIKLAMASI
KÖŞE YAZARI HALİL ÇİNİDEN.
Dün öğlen saatlerinde telefonum çaldı…
Beni arayan ses tanıdık idi… Bu ses CHP İl Başkanı Sayın Aziz Aydınlık’a aitti… hal ve hatır sorduktan sonra konuyu bir gün önce aynı bu köşemde gündeme getirdiğim, ‘CHP’de Vedat Melik’in ayak sesleri’ yazısına getirdi…
Baştan söyleyeyim ki, Sayın Aziz Aydınlık çok kibar, çok saygın bir kişiliğe sahip… sözlerini gerçekten çok iyi seçerek, söylemlerini çok iyi analiz ederek dillendiren bir yapıya sahip…
Sayın Aydınlık, CHP’de ismi gündeme gelen Sayın Vedat Melik ile ilgili olarak gerçekten çok onura edici söylemlerde bulundu… CHP’nin birlik ve beraberlik içinde yoluna emin adımlarla yürüdüğüne de dikkat çeken CHP Şanlıurfa il Başkanı Sayın Aydınlık, ‘Bizim yolumuz, iktidar yolu’ dedi.
Benim bir önceki gün gündeme getirdiğim üzere Şanlıurfa CHP il ve merkez ilçe teşkilatlarında her hangi bir çözülme, huzursuzluk olmamasının yanı sıra Parti Genel Merkezinin de desteğinin tam olarak arkalarında olduğuna da dikkat çeken CHP il Başkanı Sayın Aydınlık, ‘Bakınız, Şanlıurfa ve Diyarbakır’daki Kurultaylarımız sonrasında bizzat ben iki kez olmak üzere Ankara’ya gittim.. Bizzat Genel Başkanımız Sayın Deniz Baykal ile yüz yüze geldim… Bana Şanlıurfa’daki muhteşem organizeden dolayı teşekkür etti. Yani bizim Genel Merkez ile, Genel Başkanımız ile her hangi bir sorunumuz ve sıkıntımız bulunmamakta’ dedi…
CHP il Başkanı Sayın Aydınlığa, bu kez ‘Peki Genel Merkez’de Partinizin Genel Sekreteri Sayın Önder Sav ile bir görüşmeniz oldu mu?... Sayın Sav’ın Şanlıurfa teşkilatına bakışı nasıl?’ dediğimde ise CHP il Başkanı Sayın Aydınlık, ‘Tabi ki görüştüm… konuştuk, bize teşekkür ettiler. Ben ortada bir sorun, bir sıkıntı göremiyorum’ dedi…
CHP il Başkanı Sayın Aydınlık’a, ‘Ankara’da özellikle CHP Genel Sekreteri Sayın Sav’ın Şanlıurfa teşkilatı adına yeni bir yapılanma hazırlığı içinde olduğu yönünde bizlere bazı bilgilerin ulaştığını hatırlattım ve ‘Sizin açınızda da ortada bir sorun yok ise bizim için de bir sorun yok’ dedim..
AKP’nin Anayasa Mahkemesinde kaderi sanırım önümüzdeki günlerde netlik kazanmış olacak… AKP’nin kapatılması, yeni bir siyasi parti, istifalar, yeni oluşumlar ve sonrasında halkın huzuruna konulacak olan iki sandık sonrasında Türkiye geneli bir tarafa, Şanlıurfa’da CHP’nin ağırlığını, varlığını daha doğrusu kilosunu hep birlikte öğrenmiş olacağız…
CHP il Başkanı Sayın Aydınlık’ın sözlerine baktığımızda yarın Genel Seçim olsa CHP Şanlıurfa’da birinci parti, Mahalli Seçimlerinde ise Belediye’ye altı ok bayrağını dikecek inancını taşıyor…
Sayın Aydınlık’a yazımıza karşı göstermiş olduğu duyarlılıktan ve de Partisine karşı olan inancını dile getiren olumlu mesajlardan dolayı bir kez daha huzurlarınızda teşekkür ederken, siyaset arenasında bundan sonraki yolculuğunda da başarı dileklerinde bulunuyorum….
Sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir gün temennisi ile…
GAP BÖLGESİNE YÖNELİK ÇİFTÇİ
SORUNLARI
01.Çiftçinin ziraat bankasına olan borçlarını ertelenmesi:
a:Çiftçi esasen ziraat bankasına değil piyasadaki gübreciye, akaryakıtçıya, lastikçiye, tamirciye, tefeciye vs borçludur
b:Ziraat bankasının çiftçiye verdiği maximum 10–15000 YTL Civarındadır onuda tarla ipoteğinin yanı sıra şehir merkezindeki konut ipoteği ile güvenilir bir kefil olmadan verilmemektedir. Bunun anlamıda bankanın kredisi çiftçiye yönelik değil tüccara yöneliktir veya bir başka anlamı ip e un sermektir.
2: Hükümetin çiftçiye vereceği tohumluk sözü:
Geçmiş yıllarda çiftçiye verilen tohumun piyasa değeri 1 YTL devlet 3YTL bedel ile çiftçiye vermiş onuda faiziyle birlikte geri tahsil etmiştir.
Bu anlamda sözünü verdiği tohumluğu çiftçiye hiçbir katkı sunamayacağı şimdiden bilinmektedir.
3: Hükümetin kaldırdığı doğrudan desteğin kuraklığın yaşandığı bölgemizde bu yılda verilmesi gerekmektedir. Kuraklık nedeniyle ürün alamayan çiftçi ürüne destekten yararlanabilmesi zaten söz konusu olamaz.
:Devletin kendi sermayesiyle milyarlarca dolar para harcayarak suyu götürebildiği bölgelerle götüremediği bölgeler arasında çok büyük haksızlıklara yol açmıştır.
a. Bir yandan kuru tarım yapan çiftçi kuraklık nedeniyle ürün almamanın acı faturasını öderken. Diğer yandan sulu tarımla elde edilen ürün daha pahalıya alıcı bulmaktadır buda bu bahsettiğimiz iki bölge arasında büyük hakkaniyetsizliğe sebep olmaktadır. Bununda sorumluluğu bu projeyi geciktiren hükümetindir ve bunu telafi etmelidir.
b.Yine bir yandan uygun bir bedelle ayağına kadar gelmiş olan suyu kulanarak üretim yapan çiftçi ile ülke ekonomisine katkı sunmak amacıyla su olmadığı için de kendi sermasiyle yeraltından su çıkarabilmek için tesisler yapmış tarlasını sulamıştır.
Ancak şimdide bunun elektrik bedeli sulamaya göre daha pahalı olmasından dolayı çok büyük mağduriyet ve sıkıntı içerisindedirler. yine bu bölgeler arasındaki hakkaniyetsizliğin giderilmesi için sulamada kullanılan elektrik bedelinin modern sulama suyu bedelerine eş değer ölçülere çekilmelidir.
Bölgedeki kuraklık hayvancılığı yok etme noktasına getirmiştir hayvancılıkla uğraşan bölge insanı mera ların verimsizliği nedeniyle elerindeki hayvanlarını yok pahasına elerinden çıkarmışlardır.
Yine kuraklık nedeniyle birçok bölgede içme suyu sıkıntısı ortaya çıkmıştır.
Çiftçinin yok olduğu bir bölgede hiçbir esnafın yaşayamayacağı hiçbir ticaretin ve tarıma yönelik sanayi üretiminin arzu edilen ölçülerde yapılamayacağı devletin görmesi gerekir bu nedenlede bölgenin afet bölgesi olarak ilan edilmesi ve gereğini hükümetin acilen yerine getirmesi gerekmektedir.
ŞANLIURFA İL BAŞKANI”nınGAP
HAKINDAKİ AÇIKLAMALARI
Güneydoğu Anadolu Bölgesinin sahip olduğu kaynakları değerlendirerek.Bu yörede yaşayan insanlarımızın gelir düzeyini ve yaşam kalitesini yükseltmeyi bölgelerarası farklılıkları gidermeyi.Ulusal düzeyde ekonomik gelişme ve sosyal istikrar hedeflerine katkıda bulunmayı amaçlayan.
Toprak su ve insan kaynaklarını geliştirmeyi hedefleyen.
Entegre. Sosyo –ekonomik.
Sürdürülebilirlik ilkesine dayalı.
Bölgesel bir kalkınma projesidir. Sözde.
KÖYDES ödenekleri 2007 de 2 000 000 000 YTL olmuştur.
Bunda GAP”a ayrılan 14.2 bin YTL dir.
Buda %7 tekabül etmektedir..
Sadece Şanlıurfada 171 tane köy tamamen susuz.
Kırsal yerleşimlerin içme suyu oranı Türkiye standartlarının çok altındadır.genel bazda içme suyu oranı ülke ortalaması %96 dır
Gapta bu oran % 88 lerdedir
EĞİTİM
Eğitimde çok aşama kaydetik çok ilerdedik diyorlar.
Öğrenci ve Derslik Başına Düşen Öğrenci Sayısı.Güneydoğuda halen derslik başına ortalama 60 öğrencidir.
Bir diğer önemli konu ise İlk öğretimden ortalama yıllık
edebiliyor.294 540 kişi devam ediyor .bu demek oluyorki1 507 972 mezun oluyor.Bunların kaçı orta öğretime devam
Ortalama ilk öğretimden mezun olan öğrencilerin % 5 i.
Orta öğretime devam ediyor.bunun nedenleri araştırılmalıdır.
Bizim tespitlerimiz.işsizlik.geçim sorunu.açlık.insanların çoğunun işsizlikten .başka illere mevsimlik işçi olarak gitmeleri. Tabi bunlar sadece başlıca birkaç nedendir.
Öreneğin ülke genelinde ilköğretime giden öğrenci sayısı (2006-2007)öğretim yılında 10 846 930 dur.bunların %30 u ortaöğretime devam etmektedir.yani 3 386 717 öğrenci..tabiki gelişmiş ülkelere bakıldığında bu çok küçük bir orandır.fakat birde gap a bakın bırakın kendi bölge halkını kalkındırmayı ülkenin bile refah düzeyini sözde yükseltecek olan gapta öğrencilerin kaçta kaçı ilk öğretimden orta öğretime devam ediyor.
GAPta ilk öğretime giden öğrenci sayısı 1 507 972 dir
Orta öğretime giden öğrenci sayısı sadece 294 000 kişidir.
Yani öğrencilerin % 8.6 tısı ilk öğretimden mezun olduktan sonra orta öğretime devam edebilmektedir..
Gap ta sayısını hükümetin bile sayamadığı kadar bitirilmemeiş yada hiç başlanmamış proje .yatırım var.fakat biz diyoruz ki önce eğitim eğitim olmadan hiçbir şey olmaz .alah aşkına dünyanın neresinde görülmüşki .ben cahilim eğitimsizim gelin beni eğitin diyen bir millet yada bölge varmıdır. işte biz bağırıyoruz gelin bizi eğitin cahil kalmak istemiyoruz.
Türkiye'nin Kanayan Yarası
"Töre Cinayetleri"
Töre cinayetleri. Bölgemizi ve bizleri yaralayan başlıca bir konudur.
Sebepleri irdelendiği zaman altında bazen namus davası. Bazen
tarla davası bazen bir arsa bir sınır anlaşmazlığı olabiliniyor. Ve bu tür olaylar sadece doğu yâda güneydoğuya mal edilmiş. İşin aslı öyle değil. Ülke geneline bakıldığında. Bir koca elinde. Uşakta yâda marmarada da benzer sebeplerden insanların cinayet işlediğini göreceğiz.
Cinayetlerin başlıca nedeni namus ve aile içi uyuşmazlıklar. En çok cinayet Ankara, İstanbul ve İzmir'de işlendi, Son altı yılda işlenen 1091 töre cinayetini inceleyen Emniyet Genel Müdürlüğü, çarpıcı sonuçlara ulaştı. Töre cinayetleri sanıldığı gibi Doğu ve Güneydoğu'da yaygın değil. En çok töre cinayeti Marmara ve Ege'de işleniyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanlığı, töre cinayetlerinin yaygın olduğu 15 ildeki cinayet amirliklerinin katılımıyla bir çalışma yaptı. Çalışmada elde edilen bilgiler, Töre ve Namus Cinayetleri Raporu'nda toplandı. Kadınlar da öldürüyor Raporda 2000–2006 yılları arasında polis sorumluluk bölgesinde işlenen cinayetlerin 1091'inin töre cinayeti olduğu bilgisine yer verildi. Bu cinayetlerde 1190 kişinin öldüğü, bunlardan 710'unun erkek, 480'inin kadın olduğu belirlendi. Öldürülen kadınların yüzde 20'sinin 19–25, yüzde 20'sinin 26–30, öldürülen erkeklerin yüzde 20'sinin 45 yaşının üzerinde, yüzde 18'inin 31–35 yaş grubunda olduğu tespit edildi.
Töre cinayeti işlediği şüphesiyle 1593 kişinin gözaltına alındığı, şüphelilerden 1413'ünün erkek, 180'inin kadın olduğu saptandı. Şüpheli kadınların yüzde 49'unun 19–25, yüzde 23'ünün 26–30 yaş grubunda olduğu görüldü. Şüpheli erkeklerin yüzde 22'sinin 19–25, yüzde 18'inin 26–30 yaş grubunda olduğu belirtildi.
Töre cinayetlerinin nedenlerinin de incelendiği raporda bu cinayetlerden 322'sinin namus, 318'inin aile içi uyuşmazlık, 159'unun yasak ilişki, 109'unun kan davası, 95'inin cinsel taciz, 35'inin tecavüz, 33'ünün kız alıp verme ve 19'unun diğer töresel nedenlerle işlendiği vurgulandı. Son altı yılda. İşlenen töre cinayetlerinin yüzde 29.51'i namus, yüzde 29.15'i aile içi uyuşmazlık, yüzde 14.57'si yasak ilişki, yüzde 9.99'u kan davası, yüzde 8.71'i cinsel taciz, yüzde 3.30'u tecavüz, yüzde 3.03'ü kız alıp verme ve yüzde 1.74'ü de diğer töresel nedenler |