Türkiye'nin Interaktif Seçim Meydani
Etkin Patent | Bizim Kentimiz | ensonmoda | Pazar Dünyasi | ensonmodeller | Hizmet Dünyasi | alisverispostasi | etkinkariyer Marka Basvurusu MarkaGenel Tanitim Organizasyon Semasi CE Markasi TSE/TSEK Belgesi TSE Hizmet Yeterlilik Belgesi GOST-R (RUSYA) ISO 9001 (KALITE) ISO 14001 (ÇEVRE) OHSAS ISO 18001(Saglikve Güvenlik) ISO/TS 16949:2002 FSA 13485(MDEIKAL) EN SA ISO 17025 SA 8000 (Sosyal Sorumluluk) Gida Belgeleri (Genel Bilgi) HACCP EUREPGAP ISO 22000 Egitimler Basvuru Formlari

DSP Diyarbakır Yenişehir İlçe Başkanlığı - vekilblog.com

DSP Diyarbakır Yenişehir İlçe Başkanlığı 

DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, Cumartesi Günü Amasya mitinginde halkla buluşacak

10:45, 2007-May-12  ..  0 yorum  ..  0 trackback  ..  Link
DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, yarın (12 Mayıs 2007 Cumartesi günü) saat  13:00’te  Amasya Yavuz Selim Meydanı’nda DSP tarafından düzenlenen mitingde konuşacak.
 

         (Mitingi izlemek için Ankara’dan Amasya’ya gitmek isteyen basın mensupları, DSP Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Vural’la iletişim kurabilirler. Telefon: 0532-284 55 58 veya 0312-212 49 50)

 

 

TARİH : 12 Mayıs 2007

SAAT  : 13:00

YER    : Yavuz Selim Meydanı

AMASYA



Dünya kamuoyu bizi Ermenistan’la baş başa bırakmalı

07:28, 2007-Apr-20  ..  0 yorum  ..  Link
DSP Genel Başkanı Zeki SEZER " Uluslararası Ermeni Sorunu" Sempozyumu'nun açılışında yaptığı konuşmada;Ermeni sorunun çözümü için, dünya kamuoyuna yönelik geniş kapsamlı bir seferberlik gerekiyor” dedi.
 
DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, “Dünya kamuoyu bizi Ermenistan’la baş başa bırakırsa sorun çok daha kolay çözülecektir” diye konuştu.
 
ANKARA- DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, “Ermeni sorununun çözümü için, dünya kamuoyuna yönelik, herkesin ve her kurumun özellikle sivil inisiyatifin de içinde bulunduğu kapsamlı bir seferberlik gerekiyor” dedi.
 
Sezer, Türkiye Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı’nın (TÜKSEV) ATO’da düzenlediği “Uluslararası Ermeni Sorunu Sempozyumu”nun açılışında konuştu. Konuşmasına, Malatya’da yaşanan olayları kınayarak başlayan Sezer, bu olayı “çok talihsiz bir durum” diye niteledi.
 
YENİ NESİLLER OLUMSUZ ETKİLENİYOR
 
Ermeniler’in 1915’lerde yaşanan trajik olayları büyütüp kin ve intikam odağı yarattıklarını belirten Sezer, “Bu duygularla yeni nesiller olumsuz etkilenmektedir” diye konuştu. 
Sezer, ortaya atılan iddiaların dayandığı birkaç temel kaynağın tamamen yanlı ve uydurma olduğunun bilindiğini ifade etti. Ermeni diasporasının dünyanın dört bir yanında çalışmalar yaptığını kaydeden Sezer, sözde soykırım iddialarının “gerçek” gibi yansıtıldığını ve dünyanın da bu yalanlara kandığını anlattı. Zeki Sezer, şöyle devam etti:
“Bu kabul ediş bazı ülkelerde parlamento kararları hâline gelmiştir. Anımsanacağı üzere Avrupa Parlamento’sunun da kararları vardır. Türkiye’nin AB’ye üyeliği bakımından konuyu önkoşul hâline getirme çabaları bulunduğu açıktır. Aynı şekilde çeşitli dış politika sorunlarında da bu konunun ısıtılıp Türkiye’nin önüne konulmak istendiği görülmektedir.”
 
YOĞUN BİR KAMUOYU ÇALIŞMASI YAPILMALI
 
Türkiye’nin iddialar konusunda uzun yıllar sessiz kalmasının, uluslararası kamuoyunda, Ermeniler’in iddialarının haklı olduğu biçiminde bir izlenim doğurduğunu belirten Sezer, şunları söyledi:
“Gelinen bu noktada olayları hem kendi halkımıza hem de dünya kamuoyuna gerçek boyutlarıyla anlatmak için her kurumun, politikacıların, tarihçilerin ve sivil inisiyatifin de içinde bulunduğu kapsamlı bir seferberlik sağlanması gerekir. Hükümetler de koordinasyonu sağlama, ve kaynakları  harekete geçirme konusunda en büyük sorumluluğa sahip olduğu unutulmamalıdır.”
Sezer, dünya kamuoyunda “sözde soykırım” iddialarıyla ilgili on binlerce kitap, cd, web sitesi ve etkili lobi çalışmaları yapıldığına dikkat çekerek, “Gerçekleri anlatmakta geç kalmış olmakla beraber yılmamalıyız. Bilimsel çalışmaları, yayınları, uluslararası düzeyde tartışma olanağı sağlayacak toplantıları çoğaltmalıyız. Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızı etkili bir lobi oluşturabilecek biçimde örgütlemeliyiz. Bu konuda büyük fonlar oluşturmalıyız” dedi.
Ermenistan’ın bağımsızlığını kazandıktan sonra diasporayla birleşerek eski iddiaları gündeme getirdiğine işaret eden DSP lideri, bu iddialarla beraber Türkiye üzerinden birtakım çıkarlar sağlanmaya çalışıldığını belirtti.
Sezer, Demokratik Sol Parti’nin ulusal çıkarlar açısından büyük bir duyarlılık içinde olduğunu ve Ermeni iddialarının hiçbir hukuksal ve gerçek siyasal dayanağı olmadığını söyledi.
Her iki halkın dost olduğunu ve yüzlerce yıldır huzur ve barış içerisinde yaşadığını vurgulayan Sezer, “Dünya kamuoyu Türkiye ile Ermenistan’ı sorunları çözmede baş başa bırakmalıdır” diye ekledi.
 
 


Adeta “ben geliyorum” diyen cinayetlerin kaynağı kurutulmalıdır

07:18, 2007-Apr-20  ..  0 yorum  ..  Link
DSP GENEL BAŞKANI ZEKİ SEZER’İN AÇIKLAMASI
Adeta “ben geliyorum” diyen cinayetlerin kaynağı kurutulmalıdır

·        Sezer, “Katillerin yakalanması önemlidir. Ama, azmettirenlerin yakalanması daha önemlidir. Bunlardan daha da önemlisi, bu tür olaylara neden olan kaynakların kurutulmasıdır” dedi. DSP Genel Başkanı Zeki Sezer’in açıklaması şöyle:
 
Trabzon’da Rahip Santora cinayetiyle başlayan ve İstanbul’da Agos Gazetesi Genel Yayın Müdürü Hrank Dink’in öldürülmesiyle devam eden cinayetler serisine şimdi de Malatya’da 3 kişinin vahşice katledilmesi eklendi.
         Hayatlarını kaybeden yurttaşlarımızın ve Alman vatandaşının ailelerine ve yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum. Cinayetleri gerçekleştirenleri ve azmettirenleri de şiddetle ve nefretle kınıyorum.
Üç olayda da farklı din ve kökenden gelen insanlarımızın katledilmesi, üzerinde önemle ve ciddiyetle durulmasını gerektirmektedir.
Çünkü üç olayda da ağır ihmallerin olduğu görülmektedir. Adeta, “ben geliyorum” diyen cinayetler öncesinde gereken önlemlerin alınmadığı anlaşılmaktadır.
Son olayda da ne yazık ki bu olmuştur. Olayın meydana geldiği yayınevine çeşitli kereler baskın yapılmasına ve tehditler savrulmasına karşın hiçbir önlem alınmadığı görülmektedir.
Bu gerçek, bu tür olayların katil ve azmettiricilerini cesaretlendirmektedir. Dolayısıyla daha bir önceki olayın acısı dinmeden ve yaraları sarılmadan diğeri meydana gelmektedir.
Oysa, işleniş biçimi nasıl olursa olsun, hele hele geleceği neredeyse çok önceden bilinen olayların önlenmesi olasılığı çok yüksektir.
O nedenle merkezdeki ve özellikle de yereldeki yetkili mevki sahiplerinin sadece üzüntülerini dile getirmek ve olayları kınamakla yetinmemeleri gerekir.
Evet, katillerin yakalanması önemlidir. Ama, azmettirenlerin yakalanması daha önemlidir. Bunlardan daha da önemlisi, bu tür olaylara neden olan kaynakların kurutulmasıdır.
Üç olay da gösteriyor ki, bazı gençler, bazı kesimler tarafından, artık çok net olarak bilinen bazı amaç ve duygularla bu tür olaylar için kullanılmaktadır.
Hem bu gençlerimizin kullanılması önlenmeli ve bu gençleri kullananlar ortaya çıkarılmalı, hem de gençlerin kullanılma nedenleri çok iyi irdelenmeli ve ortadan kaldırılmalıdır.
Bu bağlamda, hangi din ve kökenden olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti kimliğini taşıyan herkesin birinci sınıf vatandaşımız olduğu ve onların da inançlarını özgürce yaşama haklarının bulunduğu gerçeği her zaman canlı tutulmalıdır.
Büyük önderimiz Atatürk’ün, “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir” tanımı da zaten bunu amaçlamaktadır.
Dolayısıyla birlik ve beraberlik duygularımızın, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkesi kapsadığı çok iyi bilinmelidir.
 


Dinçer çok değerli bir politikacıydı. Üzüntümüz sonsuz

07:16, 2007-Apr-20  ..  0 yorum  ..  Link
 DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, TBMM Başkanvekili Ali Dinçer’in ailesine başsağlığı ziyaretinde bulundu.
ANKARA- DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, CHP’li Meclis Başkanvekili Ali Dinçer’in yaşamını yitirmesine çok üzüldüğünü belirterek, “Sayın Dinçer çok değerli bir politikacıydı. Üzüntümüz sonsuz” dedi.
            Sezer, İbn-i Sina Hastanesi’nde tedavisi sürerken yaşamını yitiren Dinçer’in ailesine ve yakınlarına, hastanede başsağlığı ziyaretinde bulundu. Son dönemde birçok acı haber aldığını ve yüreğinin yandığını kaydeden Sezer, “Sayın Ali Dinçer, çok değerli bir politikacıydı” dedi.
Dinçer’in Türk soluna büyük hizmetler verdiğini, hem milletvekilliği, hem de belediye başkanlığı yapmış bir kişi olduğunu anımsatan Sezer, “Üzüntümüz sonsuz. Hem milletimize hem ailesine hem de tüm CHP camiasına başsağlığı diliyorum. Kendisi hayata bağlı, insan ilişkilerinde son derecede sıcak, kararlı bir politikacıydı. Hepimizin başı sağ olsun” diye konuştu.
 


Baykal’la baş başa görüşmem lazım

07:06, 2007-Apr-20  ..  0 yorum  ..  Link
DSP GENEL BAŞKANI ZEKİ SEZER, MUHTARLARLA GÖRÜŞTÜ
Baykal’la baş başa görüşmem lazım
 
·        Muhtarlar, DSP Genel Başkanı Zeki Sezer’den, solda bölünmeye son vermesini istedi, Sezer de parti kapatma dışında, uzlaşmaya açık olduğunu söyledi.
·        Sezer, solda güç birliği için 3 yıldır üzerine düşeni yapmaya çalıştığını belirterek, partilerin birbirini rencide etmeden güç birliği için çaba göstermesi gerektiğini vurguladı.

·        TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın Cumhurbaşkanı adayını tarif ederken “Sivil, dindar, demokrat olmalı” sözlerine de yanıt veren Sezer, dinin siyasete alet edilmek istendiğini söyledi ve “Sayın Arınç, bundan önce seçilen cumhurbaşkanlarının dindar olmadığına nereden karar veriyor. Biraz haddini aşıyor, kusura bakmasın” dedi.
 
ANKARA- DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, solda güç birliği için yaklaşık üç yıldır  yaptığı çağrıyı yinelerken, güç birliğinin, partilerin kapısını kapatmak anlamına gelmediğini söyledi ve “Benim Baykal’la baş başa görüşmem lazım” dedi.
            Sezer, DSP Genel Merkezi’nde, Türkiye Muhtarlar Derneği Genel Başkanı Ramazan Özünal başkanlığındaki heyeti kabul etti. Özünal, Türkiye’de 53 bin muhtar bulunduğunu ve onları temsilen ziyarete geldiklerini belirterek, “Çalışmalarınızı takdirle izliyoruz. Çalışan, koşan, emek verenler, bugün ekerlerse, yarın biçerler” diye konuştu. Sezer’e muhtarların sorunlarını içeren bir dosya veren Özünal, “suskun değil, hakkını arayan bir toplum” istediklerini ifade etti.            
            Sezer de demokrasinin sağlıklı işlemesi açısından muhtarların önemine dikkat çekti ve “Muhtarlarımız, demokrasimizin kılcal damarlarıdır” dedi. Diyalog içinde olunmasının, demokrasinin ve huzurun en önemli altyapısı olduğunu kaydeden Sezer, “Bölünmez bütünlüğümüzü bozmak isteyenler var. Sağlıklı bir demokratik sistemi oturtmak için el ele vermeliyiz” diye konuştu.
ÖNCE HESABINI VERSİN
            Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Almanya ziyareti sırasında, “Huzura ihtiyacımız var, gerginliğe değil” dediğini hatırlatan Sezer, “Herhalde bu kadar dayatmayla Cumhurbaşkanı olmak, huzura değil, gerginliğe yol açacak” dedi.
Toplumun 8 Nisan’da Sıhhiye’de, 14 Nisan’da da Tandoğan’da Başbakan’a mesajlar verdiğini anımsatan Sezer, Başbakan’dan bu mitinglerin dikkate almasını istedi. Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmasının “yasal”, ancak “demokrasi açısından sağlıklı olmadığını” ifade eden Sezer, Meclis’in Anayasa değişikliği yapabileceğini, seçimden sonra Cumhurbaşkanlığı seçimini gerçekleştirebileceğini bildirdi. Sezer, “Böylece Başbakan, sandıkta hesabını vermiş olur” diye konuştu.
            Sezer, gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Başbakan’ın Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu ve DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar’la görüşmesini nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Sezer, “Umarım uzlaşma arayışıdır. Umarım bilmediğimiz pazarlıkların içine girmiyorlardır” yanıtını verdi.
ARINÇ HADDİNİ AŞTI
            TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın Cumhurbaşkanı adayını tarif ederken “sivil, dindar demokrat olmalı” sözlerini hatırlatan bir gazeteciye de Sezer, şu karşılığı verdi:
            “Dini siyasete alet etmeye nereye kadar gidecekler, bunu anlayamıyorum. Geçenlerde bir TV programında vatandaş bana ‘Müslüman kimliği sizi niçin rahatsız ediyor cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde’ dedi. Buna çok üzüldüm açıkçası. Kimsenin Müslüman kimliği, dindar kimliği bizi rahatsız etmez. Tam tersine, kendi Müslüman kimliğimizi de kimseye tartıştırmayız.
Aslında dini siyasete, dini bazı koltuklara giden yolda, kendi amaçlarına alet etmek, öncelikle dine zarar verir. Sayın Arınç ilk defa dindar biri mi seçilecek zannediyor. Bundan önce seçilenler, bundan önceki cumhurbaşkanlarının dindar olmadığına nereden karar veriyor. Biraz haddini aşıyor. Kusura bakmasın.”
İKİ TARAF BİRBİRİNE SAYGI DUYMALI
            Sezer’le sohbet eden muhtarlar, solda ve sağda parçalanmış yapıdan şikâyetçi oldular. Muhtarlar, Sezer’e, solda güçlü bir birlikteliğe ihtiyaç olduğunu, bu yüzden ‘naylon partilerin’ ortaya çıktığını, oyların bölündüğünü anlattılar.
Sezer de muhtarları haklı bulduğunu belirterek 3 yıldır üzerine düşeni yapmaya çalıştığını anlattı. DSP Genel Başkanı Sezer, mevcut ikili yapının, Türkiye’ye iyi şeyler getirmediğine işaret etti, ancak bir birleşme değil, güç birliği istediğini söyledi.
Sezer, solda birleşen partileri hatırlatırken, “Geçmişte CHP ile SHP birleşmeleri oldu, Halkçı Parti, SODEP birleşmeleri oldu. Ama bu birleşme denen şeyler, birleşme değil, bir tarafın bir tarafı yutması şeklinde gerçekleşti. Kimse oy vermedi. O yüzden diyoruz ki biz, bir güç birliği mutlaka olmalı. Ama iki taraf birbirine saygı duyarak bunu gerçekleştirmeli” dedi. Sezer, sözlerini şöyle sürdürdü:
İKİ TARAFTAN SOLU BÜYÜTMELİYİZ
             “CHP’ye oy verip, DSP’ye oy vermeyecek bir kesimin olduğunu biliyoruz. CHP’ye oy vermeyecek büyük bir kesimin de DSP’ye yöneldiğini biliyoruz. Öyleyse birbirimize kavga etmek yerine, iki taraftan solu büyütüp güç birliği ile seçime gitmenin yolunu bulmalıyız.
Özveriyse, özveri. Sağduyuysa sağduyu. Üzerimize düşeni yapmalıyız. Bir CHP yöneticisi, ‘DSP’yi kapatsınlar, gelsinler’ diyor. Bu doğru değil. Bu sola hizmet değil. Bizi kapatmaya kimsenin gücü yetmez. Baykal’ın da gücü yetmez. Benim de yetmez.
Biz, solun evrensel değerlerine bağlı ama yerli değerlerle beslenmiş yerli bir sol partiyiz. Böyle partiye Türkiye’de büyük ihtiyaç var. Uzlaşma kültürünün gelişmesi açısından ihtiyaç var. ‘Kapanın, gelin’ demeleri rencide edici. Bunu söylememeleri gerekir. Oysa iyi niyetle işbirliğinden yana çabalarını sürdüren tek partiyiz.”
      CHP’ye, “Seçim öncesinde bir program çerçevesinde anlaşıp, seçimden sonra da ‘Koalisyon yapacağız, şimdiden bunu ilan ediyoruz’ diyelim. Bu olağanüstü bir sinerji yaratacaktır” diye çağrıda bulunan Sezer, başka formüller de olabileceğini de dile getirdi.
Atatürk’ün “Hiçbir mazeret başarının yerini tutamaz” ve  “Dünya senin gemiyi limana getirdiğin fırtınalarla, dalgalarla değil, gemiyi sağ salim limana yanaştırıp yanaştıramadığınla ilgilidir” sözlerini anımsatan Sezer, daha sonra şunları söyledi:
            “Kimse bizim özverimizden kuşku duymasın. Hatta özveriyi o kadar ortaya koyuyoruz ki, bazıları bu özveriyi biraz acizlik gibi de algılamaya başladılar. Yok öyle bir şey. DSP Türkiye’nin en büyük meydanını dolduran tek partidir. Son derecede güçlü bir örgütü var. Son derecede temiz, inançlı bir örgütü, temiz bir geçmişi var.
DSP’nin feryadı, kendisiyle ilgili değil. Türkiye’nin, Türk insanının geleceğiyle ilgili. Seçildiğim günden sonra ilk demecimde bunu söyledim. Hâlâ aynı yerdeyim. Bunu söylerken kişisel bir durum değil bu, örgütümüzden, Parti Meclisimizden, Başkanlık Kurulumuzdan da aldığım güçle bunu söylüyorum. O yüzden tam homojen bir yapımız var. Bu da çok güzel. El birliğiyle bu hedefe koşuyoruz. Üzerimize düşeni de yapmaya hazırız. Ama lafla olmuyor bu. Onun için, basının önünde değil de belki benim Baykal’la baş başa görüşmem lazım.”
 


Pazar günü Ankara Sıhhiye Meydanı’ndayız

11:43, 2007-Apr-7  ..  Link

DSP GENEL BAŞKANI ZEKİ SEZER’İN ÇAĞRISI:

Pazar günü Ankara Sıhhiye Meydanı’ndayız

 

Güvenli geleceğimizi yeniden kurmak için gelin hep birlikte olalım

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
  DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, 8 Nisan 2007 Pazar günü saat 11.00’de Ankara Sıhhiye Meydanı’nda yapılacak mitingde halkla buluşacak. Sezer; halkımızın ve tüm sivil toplum örgütlerinin davet edildiği mitingde önemli bir konuşma yapacak.

·        8 Nisan Millî Egemenlik Mitingi için halka çağrıda bulunan Sezer, “Çok kritik, çok tehlikeli, çok karanlık bir süreçten geçiyoruz.  Türkiye, hem ekonomik, hem de dış ilişkilerimiz açısından hiç bu kadar dışa bağlı ve bağımlı olmamıştı. AKP işsizlikten ve açlıktan başka bir şey üretmedi. Buna karşın ortalık güllük gülistanlıkmış gibi göstermeye çalışıyorlar” dedi.

 

·        Zeki Sezer, “Bu kritik, tehlikeli ve karanlık sürece dur demek ve AKP’nin aydınlatan bir ampul değil bir balon olduğunu ortaya koymak için herkesi mitingimize davet ediyorum. Millî egemenliğimizi korumak ve huzurlu, güvenli geleceğimizi yeniden kurmak için gelin hep birlikte olalım” diye seslendi. DSP Genel Başkanı Zeki Sezer’in çağrısı şöyle:

 

Çok kritik, çok tehlikeli, çok karanlık bir süreçten geçiyoruz.

 

Türkiye, hiç bu kadar kötü yönetilmemişti. Ülkemizin eli kolu hiç bu kadar bağlı bırakılmamıştı. Türkiye, hem ekonomik, hem de dış ilişkilerimiz açısından hiç bu kadar dışa bağlı ve bağımlı olmamıştı.

 

Ülkemiz hiç bu kadar kuşatılmamıştı. Halkımız hiç bu kadar huzursuz olmamıştı. Sokaklarımız hiç bu kadar güvensiz olmamıştı.

 

Ulusal birliğimizin ve ülke bütünlüğümüzün geleceği hiç bu kadar tartışmalı bir sürece sokulmamıştı.

 

Egemenliğimiz hiçbir zaman tehlikeye girmemişti.

 

Halkımız geçmişte de sıkıntılı süreçler yaşamıştı ama, hiç bu kadar umutsuzluğa ve karamsarlığa kapılmamıştı.

 

Halkımız artık, hem kendisinin, hem ülkemizin, hem de laik demokratik Cumhuriyetimizin, Atatürk ilke ve devrimlerinin yarınını güvencede görmek istiyor.

 

Kendine haksız yere AK adını koyan, geçmişi de  günü de geleceği de KARANLIK olan AKP İktidarı ve onun başkanı ise sadece laf üretiyor.

 

Ama haksızlık etmeyelim; bir şey daha üretiyorlar, o da açlık ve işsizlik… Bir de yandaş ekonomisi… Peşkeş ekonomisi üretiyorlar…

 

Üretim yok, yatırım yok, istihdam yok

 

Bu hükümetin başkanı, “Hortumların önünü kestik. Sessiz Devrim yaptık” diyor…

 

Oysa hortumların önünü 57. Hükümet döneminde biz kestik, Sessiz Devrimi de biz yaptık.

 

Yolsuzlukla en yaygın ve en kararlı mücadeleyi biz verdik. Hortumcuları yakalayıp adalete biz teslim ettik. Kimseyi kayırmadık, kimseyi kollamadık.

 

AKP ise hortumları yandaşlarına yöneltti.

 

“Ali Dibo”cu AKP, kendi zenginlerini türetti.

 

Ama yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış misâli, ha bire başkalarını suçluyorlar ve ortalığı güllük gülistanlıkmış gibi göstermeye çalışıyorlar. Toz pembe tablolar çiziyorlar.

 

Bunlar bir de çok hazımsız... Kendilerinden başka hiç kimseye tahammül edemiyorlar.

 

Cumhuriyet tarihinde hiç görülmedik kadar kadrolaştılar. Devletin kadrolarını yandaşlarla doldurdular.

 

Devleti bütünüyle ele geçirmek istiyorlar. Son kale olarak Cumhurbaşkanlığı koltuğunu, Atatürk’ün makamını görüyorlar. Şimdi de oraya koşuyorlar.

 

Koşsunlar bakalım… Bakalım, nefesleri nereye kadar yetecek?

 

Bugünün yarını da var… O yarını bugünden kuracağız.

 

Onun içindir ki, karamsar olmaya, umutsuzluğa kapılmaya hiç gerek yok.

 

Çünkü umudumuz sizlersiniz. Çare sizlersiniz.

 

Bu kritik, tehlikeli ve karanlık sürece dur demek ve AKP’nin aydınlatan bir ampul değil bir balon olduğunu ortaya koymak için herkesi mitingimize davet ediyorum.

 

Millî egemenliğimizi korumak ve huzurlu, güvenli geleceğimizi yeniden kurmak için gelin hep birlikte olalım.



Acımız çok Büyük-Çok İyi Bir İnsandı

04:34, 2007-Apr-6  ..  0 yorum  ..  Link
 

DSP GENEL BAŞKANI ZEKİ SEZER’İN, BASIN MÜŞAVİRİMİZ İSMAİL AŞCIOĞLU’NUN VEFATIYLA İLGİLİ MESAJI:

 

Acımız çok büyük

- Çok iyi bir insandı

 

 

         Basın Müşavirimiz İsmail Aşcıoğlu’nun vefatından derin üzüntü duydum.

 
Acımız çok büyük. Kendisine Allah’tan rahmet, sevgili ailesine ve DSP’liler olarak hepimize başsağlığı diliyorum.
Bu büyük acımızı paylaşan herkese de teşekkür ediyorum.

 
Merhum Aşcıoğlu, çok iyi, çok değerli bir insandı. Çok kibardı. Çok dürüsttü.

Candan bir dost, içtenlikli bir arkadaştı.
İnsanî bütün özellikleri üzerinde taşıyan bir insandı.

Hem insanî özellikleri, hem de çalışkanlığı ve üretkenliğiyle onu her zaman anacağız.

Allah rahmet etsin. Melekler yoldaşı olsun.



İsmail Aşcıoğlu’nu kaybettik

04:20, 2007-Apr-6  ..  0 yorum  ..  Link
 

 

6 Nisan 2007 

İsmail Aşcıoğlu’nu kaybettik

 

- Aşcıoğlu, yarın (7 Nisan 2007, Cumartesi) toprağa verilecek.

 

 

“DSP camiası olarak büyük üzüntü içindeyiz”

 

 

DSP Basın Müşaviri İsmail Aşcıoğlu, bu sabaha karşı, Kanal Türk Televizyonu’ndaki programın çıkışında, otomobil çarpması sonucu yaşamını yitirdi.

 

DSP Genel Başkanı Zeki Sezer'in katıldığı televizyon programının çıkışında, Basın Müşaviri İsmail Aşcıoğlu'na otomobil çarptı. Aşcıoğlu, olay yerinde hayatını kaybetti.

 

Ankara Cinnah Caddesi’ndeki kaza, saat 03.10'da meydana geldi.

Uzun süre olayın etkisinden kurtulamayan DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, “Üzüntümüz büyük" dedi.

 

Cenaze Karşıyaka’da

 

DSP Genel Başkan Yardımcısı Masum Türker, Aşcıoğlu’nun cenazesinin 7 Nisan Cumartesi günü, Karşıyaka Mezarlığı Camii’nde kılınacak öğle namazı sonrasında Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verileceğini açıkladı.

 

Aşcıoğlu’nun vefatının büyük bir kayıp olduğunu belirten Türker, “DSP camiası olarak büyük üzüntü içindeyiz” dedi. Türker, Ankara’da şehir içinde bazı yolların neredeyse otoban gibi kullanılmasını sağlayacak şekilde düzenlenmesinin kazada etkili olduğunu söyledi.

 

Sürekli basın kartı sahibiydi

 

1953 yılında Sivas’ta doğan Aşcıoğlu, çeşitli basın kuruluşlarında çalıştıktan sonra 1983-2003 yılları arasında  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda Basın Müşaviri olarak görev yaptı. 2003 yılından sonra Başbakanlık Müşaviri olarak çalıştı. Sürekli basın kartı sahibi olan Aşcıoğlu .2005 yılı Temmuz ayından bu yana DSP Basın Müşavirliği görevini yürütüyordu. Aşcıoğlu, evli ve bir çocuk babasıydı.



İki haftada iki yumruk, hükümetin aklını başına getirecek

06:29, 2007-Apr-3  ..  0 yorum  ..  Link
 

DSP GENEL BAŞKANI ZEKİ SEZER HACI BEKTAŞ VAKFI’NI ZİYARET ETTİ:

İki haftada iki yumruk, hükümetin aklını başına getirecek

  • Sezer, “Başbakan’a ‘Oraya gidemezsin’ diyerek bir görkemli toplantı ile yüreğine demokratik korkuyu düşüreceğimize inanıyoruz” dedi.

            ANKARA-DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, “İki haftada iki yumruk, hükümetin aklını başına getirecektir” dedi.

            Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez’i vakıf merkezinde ziyaret ederek görüşen Sezer, “Türkiye’yi bugün karanlığa götürenler Cumhurbaşkanlığı’na koşuyor. ‘Dur, sen oraya gidemezsin’ dememiz lazım. Siyasî partiler ortada yok. Sivil toplum örgütleri bir şeyler yapsın, diye bekliyorlar. Daha başka güçlere selam gönderiyorlar. Sivil toplum örgütleri demokrasinin vazgeçilmezi. Üzerlerine düşeni yapacaklar; yapıyorlar.  Oysa siyasî partilerin burada etkin görevler üstlenmesi gerek” diye konuştu.

            8 Nisan’da Ankara Sıhhiye Meydanı’nda olacaklarını anımsatan Sezer, sözlerini şöyle sürdürdü:

            “Başbakan’a ‘Oraya gidemezsin’ diyerek bir görkemli toplantı ile yüreğine demokratik korkuyu düşüreceğimize inanıyoruz. Bunu, siyaset yoluyla, sağduyu ile, demokratik yoldan, kırmadan, dökmeden, demokrasi kuralları içinde yapacağız.”

            14 Nisan’da da Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) öncülüğünde Ankara Tandoğan Meydanı’nda miting yapılacağını belirten Sezer, “Biz orada da olacağız” dedi.

            ADD Başkanı Şener Eruygur’un miting yapılması konusunu ilk kez kendisine açtığını ifade eden Sezer, o zaman DSP’nin yapacağı miting için bir ay öncesinden yerin belirlendiğini ve iznin alınmış bulunduğunu, bunu öğrendiğinde de Eruygur’un “Ne güzel. İki hafta birbirini tamamlar. DSP’nin mitingine de biz katılırız” dediğini kaydetti.

            Sezer, İki haftada iki yumruk, hükümetin aklını başına getirecek, diye düşünüyorum” dedi.

            Bir inanç ve kültür birikimi olan Aleviliği daha ileri noktalara taşıma konusunda kararlı olduklarını belirten Sezer,  Sivas’taki Madımak Oteli’nin müze hâline getirilmesi, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yeniden yapılandırılması gerektiğini söyledi.

            Sezer, “Cami ve Cemevi birbirinin karşıtı değil. İkisi, iki ayrı ibadet yeri. İbadet yerleri tartışılamaz” diye ekledi.

            Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez ise Türkiye’de en büyük sıkıntının demokrasi kültürünün yerleşmemesi olduğunu söyledi. Alevi köylerine cami yapılması ve zorunlu din dersi uygulamalarının devam ettiğini, 12 Eylül Anayasası’nın korunduğunu ifade eden Geçmez, sol ve sosyal demokrat partilerin sol değerleri yitirmemesi gerektiğini kaydetti.



Türkiye’nin balonlara değil, gerçekçi büyümeye, yatırıma, üretime ihtiyacı var

06:22, 2007-Apr-3  ..  Link
 

DSP GENEL BAŞKANI ZEKİ SEZER’İN DEMECİ:

Türkiye’nin balonlara değil, gerçekçi büyümeye, yatırıma, üretime ihtiyacı var

  • Sezer, “Düşük kurla cilalanmış milli gelir hesapları milletimiz için bir şey ifade etmiyor” dedi.

            2006 yılı GSMH değeri, dolar cinsinden yüzde 10.8 artışla 400 milyar dolar; sabit fiyatlarla GSMH artışı yüzde 6; kişi başına milli gelir ise yüzde 9.4 artışla 5 bin 477 dolar olarak açıklanmıştır.

            Nedense, son yıllarda bu tür veriler, hep hedeflerin ve beklentilerin üzerinde çıkmaktadır.

            İşsizliğin yaygınlaştığı, yoksulluğun ocaklar söndürdüğü bir ortamda açıklanan veriler gerçekleri yansıtmaktan uzaktır.

            Aslında yapılan hesaplar da açıkça gösteriyor ki, döviz baskı altında tutulup lira değerli hâle getirilerek hayali bir pembe dünya yaratılmaya çalışılmaktadır. Nitekim, 2002 yılından bu yana dövizin sadece enflasyon kadar artması durumunda bile açıklanan milli gelir hesapları alt-üst olmakta ve kişi başına milli gelir 5 bin 500 dolara yaklaşmak bir yana, 3 bin doları zor aşmaktadır. Türk ekonomisinin üçe katlandığı, kamu borç stokunun GSMH’ya oranının yüzde 50’nin altına düştüğü iddiaları da geçersiz hâle gelmektedir.

            Dolayısıyla, düşük kurla cilalanmış milli gelir hesapları milletimiz için hiçbir şey ifade etmiyor.

            Sadece, hükümetin halktan kopuk farklı bir dünyada yaşadığını belgeliyor.

            Bunun bir başka göstergesi de geçmişe dönük verilerde yapılan düzeltmelerdir. Daha önce açıklanmış verilerde küçük sapmalar olması doğal karşılanabilir. Ama, büyüme verilerinde yüzde 50’yi aşan düzeltmeler yapılması, ya TÜİK’in görevini gerektiği gibi yapamadığının ya da rakamlarla özellikle oynandığının açık göstergesi sayılmalıdır.

            Türkiye’nin balonlara değil, gerçekçi büyümeye, yatırıma, üretime ihtiyacı var.



MİLLİ EGEMENLİK MİTİNGİ

02:32, 2007-Apr-1  ..  Kategori   ..  0 yorum  ..  Link
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

8 Nisan 2007 Pazar günü saat 11.00'de

"MİLLİ EGEMENLİK MİTİNGİ"nde
 buluşuyoruz.

Bayrağını Al ve ÜLKENE SAHİP ÇIK!

 

Tüm yurttaşlarımızı Ankara - Sıhhiye Meydanı'na bekliyoruz.



Sözde soykırım tasarısı gündemdeyken Hamas’lı Başbakan’ın daveti büyük hata

02:29, 2007-Apr-1  ..  Kategori   ..  Link
 
 

DSP GENEL BAŞKANI ZEKİ SEZER’İN DEMECİ:

Sözde soykırım tasarısı gündemdeyken Hamas’lı Başbakan’ın daveti büyük hata

  • Sezer, “Başbakan, ata binmeyi öğrenmeden ata biniyor. Yüzme bilmeden denize atlıyor. Ama, Türkiye’yi de birlikte tehlikeye atıyor” dedi.

*Sezer, “Türkiye ve Türk halkı her zaman Filistinli kardeşlerini içtenlikle desteklemiştir. Ama, bu destek şimdiye kadar, hiçbir zaman bu ölçüde acemice; Türkiye’nin ve Filistin’in çıkarlarına zarar verecek biçimde olmamıştır” diye ekledi. DSP Genel Başkanı Zeki Sezer’in demeci şöyle:

            Sözde Ermeni Soykırımı Yasa Tasarısı ABD Temsilciler Meclisi’nde bulunmaktadır. Tasarının önümüzdeki günlerde görüşülmesi söz konusudur. Türkiye tasarının yasalaşmasını önlemek üzere ABD’ye heyet üzerine heyet göndermektedir. Hükümet ve sivil toplum örgütleri düzeyinde ABD nezdinde birçok kanaldan girişimlerde bulunulmaktadır.

            Sözde soykırım tasarısı gündemde iken Başbakan Erdoğan’ın Arap Birliği zirve toplantısı dolayısıyla gittiği Riyad’da Hamas’lı Filistin Başbakanı’nı Türkiye’ye davet etmesi büyük hatadır.

            Davetin, ABD Parlamentosu’nda güçlü lobiye sahip olan ve Ermeni iddiaları karşısında Türkiye’yi destekleyen Yahudi lobisini olumsuz etkileyeceği açıktır. Gelen ilk tepkiler de bunun böyle olacağını ortaya koymuştur.

            Ayrıca, daha önce bir başka Hamas liderinin, hükümetin daveti üzerine Türkiye’ye yaptığı ziyaretin çok olumsuz yankıları olduğu görülmüştür.

            Buna rağmen bu zamansız davet, Başbakan’ın bilgisizliğinin, beceriksizliğinin, “Her şeyi ben bilirim” anlayışının bir sonucudur.