DSP MENDERES İLÇE BAŞKANI
ALİ YALÇIN
MENDERES DEMOKRATİK SOL PARTİ İLÇE BAŞKANLIĞI
YÖNETİM KURULU LİSTESİ
-
ALİ YALÇIN
-
SÜLEYMAN PEHLİVANOĞLU
-
TURAN AKDOĞAN
-
MUALLA ZORBİLMEZ
-
FATİH ÖZÇELİK
-
ÜMRAN ELMAKASTAN
-
ENDER ÇALSAL
-
HATİCE ÜZÜMCÜ
-
YUSUF ZİYA KALKAN
-
BERRİN GÖZEN
-
EMİN ERBİL
-
İLHAN AKTAŞ
-
MUSTAFA DURAK
-
MÜMİN TARIM
-
HULUSİ ÜREGÜL
-
ÖZCAN KARAGÖL
-
MEHMET CANDAN
-
BİLGEN YALÇIN
-
HAMZA AKDUMAN
-
ALİ BAYAKIR
-
GÜNAL DÜZTAŞLIK
DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, Cumartesi Günü Amasya mitinginde halkla buluşacak
DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, yarın (12 Mayıs 2007 Cumartesi günü) saat 13:00’te Amasya Yavuz Selim Meydanı’nda DSP tarafından düzenlenen mitingde konuşacak.
(Mitingi izlemek için Ankara’dan Amasya’ya gitmek isteyen basın mensupları, DSP Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Vural’la iletişim kurabilirler. Telefon: 0532-284 55 58 veya 0312-212 49 50)
TARİH : 12 Mayıs 2007
SAAT : 13:00
YER : Yavuz Selim Meydanı
AMASYA
Dünya kamuoyu bizi Ermenistan’la baş başa bırakmalı
DSP Genel Başkanı Zeki SEZER " Uluslararası Ermeni Sorunu" Sempozyumu'nun açılışında yaptığı konuşmada;Ermeni sorunun çözümü için, dünya kamuoyuna yönelik geniş kapsamlı bir seferberlik gerekiyor” dedi.
DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, “Dünya kamuoyu bizi Ermenistan’la baş başa bırakırsa sorun çok daha kolay çözülecektir” diye konuştu.
ANKARA- DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, “Ermeni sorununun çözümü için, dünya kamuoyuna yönelik, herkesin ve her kurumun özellikle sivil inisiyatifin de içinde bulunduğu kapsamlı bir seferberlik gerekiyor” dedi.
Sezer, Türkiye Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı’nın (TÜKSEV) ATO’da düzenlediği “Uluslararası Ermeni Sorunu Sempozyumu”nun açılışında konuştu. Konuşmasına, Malatya’da yaşanan olayları kınayarak başlayan Sezer, bu olayı “çok talihsiz bir durum” diye niteledi.
YENİ NESİLLER OLUMSUZ ETKİLENİYOR
Ermeniler’in 1915’lerde yaşanan trajik olayları büyütüp kin ve intikam odağı yarattıklarını belirten Sezer, “Bu duygularla yeni nesiller olumsuz etkilenmektedir” diye konuştu.
Sezer, ortaya atılan iddiaların dayandığı birkaç temel kaynağın tamamen yanlı ve uydurma olduğunun bilindiğini ifade etti. Ermeni diasporasının dünyanın dört bir yanında çalışmalar yaptığını kaydeden Sezer, sözde soykırım iddialarının “gerçek” gibi yansıtıldığını ve dünyanın da bu yalanlara kandığını anlattı. Zeki Sezer, şöyle devam etti:
“Bu kabul ediş bazı ülkelerde parlamento kararları hâline gelmiştir. Anımsanacağı üzere Avrupa Parlamento’sunun da kararları vardır. Türkiye’nin AB’ye üyeliği bakımından konuyu önkoşul hâline getirme çabaları bulunduğu açıktır. Aynı şekilde çeşitli dış politika sorunlarında da bu konunun ısıtılıp Türkiye’nin önüne konulmak istendiği görülmektedir.”
YOĞUN BİR KAMUOYU ÇALIŞMASI YAPILMALI
Türkiye’nin iddialar konusunda uzun yıllar sessiz kalmasının, uluslararası kamuoyunda, Ermeniler’in iddialarının haklı olduğu biçiminde bir izlenim doğurduğunu belirten Sezer, şunları söyledi:
“Gelinen bu noktada olayları hem kendi halkımıza hem de dünya kamuoyuna gerçek boyutlarıyla anlatmak için her kurumun, politikacıların, tarihçilerin ve sivil inisiyatifin de içinde bulunduğu kapsamlı bir seferberlik sağlanması gerekir. Hükümetler de koordinasyonu sağlama, ve kaynakları harekete geçirme konusunda en büyük sorumluluğa sahip olduğu unutulmamalıdır.”
Sezer, dünya kamuoyunda “sözde soykırım” iddialarıyla ilgili on binlerce kitap, cd, web sitesi ve etkili lobi çalışmaları yapıldığına dikkat çekerek, “Gerçekleri anlatmakta geç kalmış olmakla beraber yılmamalıyız. Bilimsel çalışmaları, yayınları, uluslararası düzeyde tartışma olanağı sağlayacak toplantıları çoğaltmalıyız. Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızı etkili bir lobi oluşturabilecek biçimde örgütlemeliyiz. Bu konuda büyük fonlar oluşturmalıyız” dedi.
Ermenistan’ın bağımsızlığını kazandıktan sonra diasporayla birleşerek eski iddiaları gündeme getirdiğine işaret eden DSP lideri, bu iddialarla beraber Türkiye üzerinden birtakım çıkarlar sağlanmaya çalışıldığını belirtti.
Sezer, Demokratik Sol Parti’nin ulusal çıkarlar açısından büyük bir duyarlılık içinde olduğunu ve Ermeni iddialarının hiçbir hukuksal ve gerçek siyasal dayanağı olmadığını söyledi.
Her iki halkın dost olduğunu ve yüzlerce yıldır huzur ve barış içerisinde yaşadığını vurgulayan Sezer, “Dünya kamuoyu Türkiye ile Ermenistan’ı sorunları çözmede baş başa bırakmalıdır” diye ekledi.
Adeta “ben geliyorum” diyen cinayetlerin kaynağı kurutulmalıdır
DSP GENEL BAŞKANI ZEKİ SEZER’İN AÇIKLAMASI
Adeta “ben geliyorum” diyen cinayetlerin kaynağı kurutulmalıdır
· Sezer, “Katillerin yakalanması önemlidir. Ama, azmettirenlerin yakalanması daha önemlidir. Bunlardan daha da önemlisi, bu tür olaylara neden olan kaynakların kurutulmasıdır” dedi. DSP Genel Başkanı Zeki Sezer’in açıklaması şöyle:
Trabzon’da Rahip Santora cinayetiyle başlayan ve İstanbul’da Agos Gazetesi Genel Yayın Müdürü Hrank Dink’in öldürülmesiyle devam eden cinayetler serisine şimdi de Malatya’da 3 kişinin vahşice katledilmesi eklendi.
Hayatlarını kaybeden yurttaşlarımızın ve Alman vatandaşının ailelerine ve yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum. Cinayetleri gerçekleştirenleri ve azmettirenleri de şiddetle ve nefretle kınıyorum.
Üç olayda da farklı din ve kökenden gelen insanlarımızın katledilmesi, üzerinde önemle ve ciddiyetle durulmasını gerektirmektedir.
Çünkü üç olayda da ağır ihmallerin olduğu görülmektedir. Adeta, “ben geliyorum” diyen cinayetler öncesinde gereken önlemlerin alınmadığı anlaşılmaktadır.
Son olayda da ne yazık ki bu olmuştur. Olayın meydana geldiği yayınevine çeşitli kereler baskın yapılmasına ve tehditler savrulmasına karşın hiçbir önlem alınmadığı görülmektedir.
Bu gerçek, bu tür olayların katil ve azmettiricilerini cesaretlendirmektedir. Dolayısıyla daha bir önceki olayın acısı dinmeden ve yaraları sarılmadan diğeri meydana gelmektedir.
Oysa, işleniş biçimi nasıl olursa olsun, hele hele geleceği neredeyse çok önceden bilinen olayların önlenmesi olasılığı çok yüksektir.
O nedenle merkezdeki ve özellikle de yereldeki yetkili mevki sahiplerinin sadece üzüntülerini dile getirmek ve olayları kınamakla yetinmemeleri gerekir.
Evet, katillerin yakalanması önemlidir. Ama, azmettirenlerin yakalanması daha önemlidir. Bunlardan daha da önemlisi, bu tür olaylara neden olan kaynakların kurutulmasıdır.
Üç olay da gösteriyor ki, bazı gençler, bazı kesimler tarafından, artık çok net olarak bilinen bazı amaç ve duygularla bu tür olaylar için kullanılmaktadır.
Hem bu gençlerimizin kullanılması önlenmeli ve bu gençleri kullananlar ortaya çıkarılmalı, hem de gençlerin kullanılma nedenleri çok iyi irdelenmeli ve ortadan kaldırılmalıdır.
Bu bağlamda, hangi din ve kökenden olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti kimliğini taşıyan herkesin birinci sınıf vatandaşımız olduğu ve onların da inançlarını özgürce yaşama haklarının bulunduğu gerçeği her zaman canlı tutulmalıdır.
Büyük önderimiz Atatürk’ün, “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir” tanımı da zaten bunu amaçlamaktadır.
Dolayısıyla birlik ve beraberlik duygularımızın, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkesi kapsadığı çok iyi bilinmelidir.
{ Önceki Sayfa } { Sayfa 1 / 6 } { Sonraki Sayfa }
|