EMİN DURAK'IN TERCİHLİ SİSTEM İÇİN YAPTIĞI AÇIKLAMA
KENDİ VEKİLİNİ KENDİN SEÇ
Demokrasiyi hep “halkın kendi kendini yönetmesi” diye tarif ettik ama şimdiye kadar bunun nasıl olacağını, hangi zeminde mümkün olabileceğini hiç dile getiren de olmadı.Müsaade ederseniz çabucak özetlemeye çalışarak görüşlerimi ve partimizin anlayışını arz edeyim.Kelimeden bellidir ki milletvekili, milletin TBMM ’ deki temsilcisidir. Bizzat millet kendisini seçmiş olmalıdır. Kelimeden bu anlaşılıyor. Fakat uygulama tam böyle değildir. Partilerin genel merkez ve liderleri, milletvekili olacakları liste halinde hazırlamakta ve “işte bunları seçmelisiniz” diye halkın önüne getirmektedirler. Sonuçta halktan kopuk ve ne olduğu anlaşılmayan çoğu kez seçildiği bölge veya şehre ancak 1–2 defa uğrayan hatta hiç uğramayan vekiller ortaya çıkmaktadır. Bu acayip durum aslında ulusumuzun genel eğitim düzeyi ile de ilgilidir. Eğitim sistemimizde ve halkımızın alışkanlıkları arasında sorgulama neredeyse hiç yoktur. İşte istismara açık alan budur. Böylece milletvekili adayları halka tepeden inme dayatılmaktadır.
Feodal düzenin kırılamayan çemberi de parti yönetici ve liderinin de başlıca yardımcısı ve işbirlikçisidir. Dolayısıyla kırsal kesimden de tabandan gelen milletvekiline çok seyrek rastlanmaktadır. Şimdi size sorarım: kaç vatandaşımız oy verdiği partinin programını okumuştur? Okumak istese bu programı kolay elde edebilmiş midir?
Bu durumda siyasal partilere oy verme futbol takımı tutmaktan pekte farklı olmamaktadır. Sonuçta bütün bu boşluklar siyasal istismara açık alanlardır ve bu da maalesef olmaktadır. Demokrasinin ideali kendi yöneticilerin halkın kendisinin belirlemesidir. Müsaadeniz olursa ben bu programın isminin “kendi vekilini kendin belirle” olarak değiştirilmesini talep ediyorum. Bu ideale erişmek için eğitim sistemimizi değiştirmek ve ulusal bilinci arttırmak da tam yetmeyebilir. Seçim sistemimizi de değiştirmek ve “dar böle” sistemine geçmek gerekir. Böylece halkın içinden ve halka yakın isimlerin parlamento da yer alması sağlanmalıdır. Sonuçta eğitim düzeyinin arttırılması, feodal düzenin kırılması ve dar bölgeli seçim sistemimizin kabulü ile bu program konusunun yaşama geçeceğine inanıyorum ve ben de diyorum ki “tercihli sisteme evet”
DSP
ŞANLIURFA
İL BAŞKANI
EMİN DURAK
GERÇEKLERİ GÖR !
• 2002 yılında 3,5 kğ buğdayla 1 litre mazot alıyorduk.Bugün ise 1 litre mazotu 8 kğ buğdayla alabiliyoruz.
• 2002 yılında 2 kğ ayçiçeği ile 1 litre mazot alırken, bugün aynı mazotu 3 kğ ayçiçeği ile alıyoruz.
• O gün en düşük emekli maaşı ile 2 ton buğday alınıyordu,bugün aynı maaşla 1 ton buğday alınabiliyor. • 2002 de kişi başına borç 2865 dolar iken bugün kişi başı borç 7114 dolara çıktı.Toplam borç 500 milyar doları buldu. • Cumhuriyet’in en önemli birikimleri özelleştirme adı altında adeta peşkeş çekildi. • Vatan toprakları satıldı. • Üretime dönük yatırım mı yapıldı?Hayır.Har vurup, harman savurdular. • Üretimsizlik, işsizliği patlattı. • İşçi, memur, köylü, esnaf, yatırımcı, işsiz, emekli perişan ! • Bunlar yetmiyormuş gibi, ülkenin bölünmez bütünlüğü ve rejim tehdit altında. • Tam teslimiyetçi bir dış politika! • Bölücü terör hatırlatıldı, hergün şehit haberleri ile canımız yanıyor. • Bütün bunlar onurumuza dokunuyor. • Güç sensin, göster kendini! • Gerçek sensin, tavrını ortaya koy! • Yükselt sesini, duysun sağır sultanlar.
DSP ŞANLIURFA İL BAŞKANI
EMİN DURAK
EMİN DURAK'IN İL VE İLÇE BAŞKANLARINA YAPTIĞI AÇIKLAMA
SAYIN ARKADAŞLAR SAYIN DEMOKRATİK SOLCULAR;
Son günler içinde gerek basında yer alan haberlerde gerekse fısıltı gazetesi dediğimiz asılsız söylemlerde partimizin kurucu sayın Rahşan Ecevit ile genel başkanımız sayın Zeki Sezer arasında bir sorun yaşandığı kanısı uyanmıştır. Varsayılan sorun daha geniş anlamıyla kurucular ile parti yönetimi arasında olarak algılanmıştır. Bunu Ulus ve Cumhuriyetimizin var oluş temellerinin sarsılmaya başladığı bugünkü ortamda halkımızın içinden kopup gelerek gerçek umut olma yolunda ilerleyen partimizin yoluna engel koymak olarak görmekteyiz. Kurucumuz fikir babamız ve başbakanımız sayın Bülent Ecevit başkanlıktan ayrıldıktan sonra Türkiye’yi saran tehdidi görmüş ve sollu sağlı bir açılımla geniş bir siyasi yelpaze içinde bu tehlikeden sıyrılabileceğimize işaret etmişti.Bu amaca ulaşabilmek için de toplumda sözü geçen kişilerden oluşan bir çalışma grubu da kurduğunu biliyoruz.
Sayın Bülent Ecevit’in bu tehlikeyi ne kadar derinden duyumsadığını Danıştay gibi devletin temel kurumlarından birine yapılan silahlı saldırı sonucu hissettiği üzüntü dolayısıyla yaşamını yitirdiğinden biliyoruz. Acımız hala tazeliğini korumaktadır. DSP örgütü ile genel merkezimizin, kurucumuzun kaygılarını paylaşıp ona göre hareket ettiği de yıllardan beri gözler önündedir. Bu geniş siyasal açılımlı çalışmalar nedeniyle Türkiye’de sol mu kaldı? Serzenişlerine bile muhatap olduk. Buna yanıtımız : “vatan söz konusu ise gerisi teferruattır.” oldu. Fakat siyasal oluşum henüz tamamlanmadan 2007 Temmuz seçimlerine vardık ve bu seçimlerde öngörülen geniş siyasal açılım sadece DSP-CHP işbirliği ile sınırlı kaldı. Bundaki kabahatinde Sayın Zeki Sezer ile parti yönetimimizde olduğunu düşünüyoruz. Geniş sollu sağlı bir ortak siyasi açılımın oluşmasında herkesin aynı düşünceyi aynı derecede paylaşmasını demokratik bir ortamda bekleyemeyiz. Bir kaç yıl önce romantik görünen bu açılımın artık mecburiyet olduğunu çok daha geniş bir kitle görmekte ve anlamaktadır. Partimiz esas açılımını bundan sonra yapabilecektir. Bu süreçte ortamı germemek anti-demokratik açılımlara geçit vermemek için ayak sürdüğümüz yavaş davrandığımız iddia edilebilir; edilmiştir de! Kaybolmuş gibi görünen zamanda var oluşumuzu tehdit eden tehlikeyi birebir, ev-ev, mahalle-mahalle, köy-köy anlatarak geçirdik.Genel başkanımız sayın Zeki Sezerde bizzat bu çalışmaya katılıp en ücra yerlere kadar gitti.Sayın Rahşan Ecevit’in duyumsadığı kaygıyı ve aciliyeti bizde en az onun kadar duyumsuyoruz fakat her kesimin de aynı oranda kaygıyı paylaştığını söyleyemeyiz yoksa sayın Bülent Ecevit’in işaret ettiği Atatürk yolundan kıl kadar bile sapmamız söz konusu değildir ve olamaz.
Sayın Rahşan Ecevit’in sayın genel başkanımız Zeki Sezer ile görüşmesini esasa ve doğruya yönelik çalışmaların çabuklaştırılması olarak algılamaktayız.Var olduğu fısıldanılan bir istifa davetinin de olmadığına inanmadığımız gibi yapılan açıklamalarda bunun doğru olmadığını gösteriyor.Başbakan rahmetli Bülent Ecevit’in yeri geldiğinde hiçbir baskı beklemeden istifa ettiğine birkaç kez şahit olduk.Sayın Zeki Sezer’inde herhangi bir seçim başarısızlığında aynı Bülent Ecevit gibi davranacağından zaten eminiz. Dışımızdaki bazı ortamların hoşuna gidecek diye oyuna gelecek değiliz. Sayın Rahşan Ecevit ve Sayın Zeki Sezer gerekli açıklamaları yapmışlardır. Bizlere düşen sükûnetle ortamı gerip anti-demokratik açılımlara meydan vermeden mücadelemize devam etmektir. Hepinize saygılar sunar çalışmalarınızda başarılar dilerim.
DSP
ŞANLIURFA
İLBAŞKANI
EMİN DURAK
DSP ŞANLIURFA İL BAŞKANI EMİN DURAK
AKP HÜKÜMETİ İNSANLARIMIZI ÇÖP KARIŞTIRMAYA
MAHKÛM ETTİ
DSP İL BAŞKANI EMİN DURAK’IN AÇIKLAMASI
İktidarın yanlış ekonomi politikaları yüzünden işsizliğin arttığını, emeklilerin ve çalışanların hak ettiği ücreti alamadığını söyledi, DURAK enflasyon oranında dahi maaş artışı gerçekleşemediğini belirtirken, “AKP iktidarı, hem çalışanları hem emeklileri insanca yaşamaktan mahrum ederek pazar artıklarını toplamaya, çöp karıştırmaya mahkûm etti” dedi.
DSP il başkanı EMİN DURAK AKP iktidarının yanlış ekonomi politikaları yüzünden hem çalışanların hem emeklilerin insanca yaşayamadığını, çöp ve pazar artıklarını toplamaya, çöp karıştırmaya mahkûm olduğunu söyledi.
DURAK Hükümet’in ekonomi politikalarını eleştiren işsizliğin arttığını, emeklilerin ve çalışanların hak ettikleri ücreti alamadığını belirtti.DURAK Haziran ayı sonuna kadar yüzde 6,1 enflasyon artışı olduğuna dikkat çekti ve “AKP iktidarında ne yazık ki enflasyon oranında dahi maaş artışı gerçekleşememektedir” dedi.
İktidarın ekonomi politikaları yüzünden vatandaşın zor durumda olduğuna işaret eden DURAK, şu görüşleri dile getirdi:
''AK iktidarı çalışanlarına emeklilerine hak ettiği maaş artışını sağlamamakla beraber adeta hem çalışanları hem emeklileri insanca yaşamaktan mahrum ederek pazar artıklarını toplamaya, çöp karıştırmaya mahkum etmektedir”
DURAK işsizliğin 10.7 olarak gösterildiğini ancak TÜİK’in (Türkiye İstatistik Kurumu), iş bulma umudunu kaybedenlerle, iş aramaktan vazgeçenleri bu orana dahil etmediğini de bildirdi ve “Böyle olduğu halde, Cumhuriyet tarihinin en yüksek işsizlik oranıdır bu” dedi.
TÜİK rakamlarına göre 2002'de 21 milyon 354 olan çalışan sayısının, bugün 20 milyona düştüğüne de dikkat çeken DURAK “Mevcut çalışanlarda dahi azalma söz konusudur. Bu da göstermektedir ki. Her türlü yanıltmaya rağmen çok büyük oranda bir işsizlik mevcuttur. Bu, işsizlik ve yoksulluk üretimsizliğin getirdiği bir sonuçtur. Kapanan iş yerlerinden bundan sonra da işsizliğin artacağı anlaşılıyor”
DSP
ŞANLIURFA İL BAŞKANI
EMİN DURAK
DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, Cumartesi Günü Amasya mitinginde halkla buluşacak
DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, yarın (12 Mayıs 2007 Cumartesi günü) saat 13:00’te Amasya Yavuz Selim Meydanı’nda DSP tarafından düzenlenen mitingde konuşacak.
(Mitingi izlemek için Ankara’dan Amasya’ya gitmek isteyen basın mensupları, DSP Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Vural’la iletişim kurabilirler. Telefon: 0532-284 55 58 veya 0312-212 49 50)
TARİH : 12 Mayıs 2007
SAAT : 13:00
YER : Yavuz Selim Meydanı
AMASYA
{ Önceki Sayfa } { Sayfa 1 / 7 } { Sonraki Sayfa }
|