Türkiye'nin Interaktif Seçim Meydani
Etkin Patent | Bizim Kentimiz | ensonmoda | Pazar Dünyasi | ensonmodeller | Hizmet Dünyasi | alisverispostasi | etkinkariyer Marka Basvurusu MarkaGenel Tanitim Organizasyon Semasi CE Markasi TSE/TSEK Belgesi TSE Hizmet Yeterlilik Belgesi GOST-R (RUSYA) ISO 9001 (KALITE) ISO 14001 (ÇEVRE) OHSAS ISO 18001(Saglikve Güvenlik) ISO/TS 16949:2002 FSA 13485(MDEIKAL) EN SA ISO 17025 SA 8000 (Sosyal Sorumluluk) Gida Belgeleri (Genel Bilgi) HACCP EUREPGAP ISO 22000 Egitimler Basvuru Formlari

SP Göle İlçe Başkanlığı - vekilblog.com

SP Göle İlçe Başkanlığı

SP MİLETVEKİLİ ADAY LİSTESİ

11:04, 2007-Jun-12  ..  0 yorum  ..  Link
Aşaığdaki linke tıklayarak SP  MİLETVEKİLİ ADAY LİSTESİ görebilirsiniz
http://vekilblog.com/spgenelmerkezi/Secim+Meydanlari




Türkiye çok tehlikeli bir gidişin içerisindedir.

08:28, 2007-Mar-25  ..  Kategori   ..  Link
Türkiye çok tehlikeli bir gidişin içerisindedir. Acz ve gaflet içerisindeki bir yönetim eliyle ülke, adım adım bir kaosa, bir çöküşe sürüklenmektedir.
Genel Başkanımız Sayın Recai Kutan’ın 10 Mart Cumartesi günü Ankara’da yapmış olduğu il başkanları toplantısında; Dünyada ve ülkemizde cereyan eden çok önemli olaylara değinerek bu konular hakkında Saadet Partimizin görüşlerini açıkladı. Çok yoğun bir katılımla gerçekleştirilen toplantıda Saadet Partili İl Başkanları Salona sığmadıkları göründü. 28 Şubat Post Modern Darbe’sinin 10. yılı olmasından dolayı Genel Başkanımız “ 1995 seçimlerinde birinci parti olarak çıkan Refah Partisi, 1996 yılında Doğru Yol Partisi ile REFAH-YOL iktidarını kurmuş, kısa bir süre içinde de, ekonomik alanda önemli başarılar elde etmişti. Rant ekonomisi yerine reel ekonomiye, üretim ekonomisine geçilmiş, bugün birçok kesimin de itiraf ettiği üzere, memurumuz, işçimiz, emeklimiz, çiftçimiz ve esnafımız, eski dönemlerle kıyaslanmayacak ölçüde büyük imkânlara kavuşmuştu. Bütün bunlar da, borç alınmadan, yeni vergi koyulmadan ve bütçe dengeleri de bozulmadan gerçekleşmişti. Ülkede tam bir huzur ve güven ortamı doğmuştu. Bu hükümetin varlığını ve ortaya koyduğu başarıları içlerine sindiremeyenler ve menfaatlerine aykırı bulanlar, hayali bir tehlikeyi, Osmanlı döneminden beri ihtiyaç duyuldukça hortlatılan irtica tehlikesini öne çıkardılar. Bazı medya kuruluşları ile, sivil toplum örgütlerinin öncülüğünde yoğun bir propaganda ile toplumun bir kesiminde, “İrtica hortladı” korkusu uyandırılmıştı. İşte bütün bunların ardından 28 Şubat MGK toplantısı yapıldı. Geçtiğimiz on gün içerisinde, 28 Şubat 1997 günkü MGK toplantısında nelerin konuşulduğu, Refah-Yol hükümetinden nelerin talep edildiği, toplantının ardından meydana gelen üzücü gelişmeler bütün detayları ile konuşuldu ve yazıldı.” dedi. 28 Şubat hakkında çok önemli konulara da değinen genel başkanımız 28 Şubat’ın ülkemize açtığı derin yaralarında üzerinde durarak “28 Şubat’ın aktörleri, 28 Şubat 1000 yıl sürecek diyorlardı. Adını da “Postmodern Darbe” koymuşlardı. Demokrasiye balans ayarı yaptıklarını söylüyorlardı. Aradan on yıl geçtikten sonra görüldü ki, geriye sadece insanları ve özgürlük ihlalleri, zulüm, göz yaşı, yoksulluk ve yolsuzluklar kalmıştır. Yeşil sermaye saplantısı ile kebapçılara, kokoreççilere kadar herkesi fişlemişlerdi. Ama batık bankalara, hortumcu holdinglere danışman olmalarında hiçbir mahzur görmemişlerdi. “İrtica PKK’dan daha tehlikelidir” diyorlardı. Dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Güven Erkaya, diğer komutanlarla birlikte, Cumhurbaşkanı Demirel’i ziyaretlerinde “Aşırı dinci akımlar bugün, PKK tehdidinden daha büyük bir tehlike haline gelmiştir. PKK tehdidi ikinci plana düşmüştür.” Demişlerdi. Halkımızın çok yakından tanıdığı bazı gazeteler ve televizyonlar da hiç vicdanları sızlamadan, bu sözleri manşetlere taşıyorlardı. İrtica denilen hayali tehlike, nasıl PKK’dan daha tehlikeli olabilirdi? PKK’nın yaptıkları ortada idi. En az 35.000 insanımızın ölümüne yol açan, 150 milyar dolardan daha fazla ülkeye maddi zarar veren bir terör örgütü idi PKK… 28 Şubat’ın onuncu yılında şimdi aziz milletimiz, bu iddia sahiplerine ve bu iddiaları manşetlerine taşıyan medya patronlarına soruyor: “10 yıllık süreç, sizleri mi doğru çıkardı, yoksa Başbakan Erbakan’ı mı?” 28 Şubat olaylarından yıllar sonra, yapılan bazı açıklamalar, itiraflar, pişmanlık ifadeleri, bu olayın gerçek yüzünün anlaşılmasına yardımcı olmaktadır. —28 Şubat Post-Modern bir darbedir. 28 Şubat’ı yapmasaydık, 18 Nisan seçimlerinin neticesi böyle olmazdı.” Diyen Genelkurmay Genel Sekreteri Erol Özkasnak’ın bu sözleri, çok sayıda kişi tarafından “Anayasa ihlali, Anayasa suçu” olarak değerlendirilmiştir. — 28 Şubat’ın üzerinden 4 yıl geçtikten sonra 2002 yılında, Sisi lakaplı Seyhan Soylu, Gazeteci Nuriye Akman’a “28 Şubat sürecini başlatan kişi olduğunu, Jandarma istihbaratı adına görevler üstlenip, özellikle Fadime Şahin, Ali Kalkancı gibi hadiselerin gündeme gelmesinde rol oynadığını” ifşa etmiştir. — Habitat 2 Konferansına katılmak üzere Türkiye’ye gelen İsrail Cumhurbaşkanı Weizman, Uçakta ve İstanbul’a varışında, pervasızca şu konuşmaları yapmaktaydı: “Türkiye’de Laik güçler bir an önce toparlanmalıdır, aksi takdirde RP iktidara gelecektir, bu da İsrail’i rahatsız edecektir. Yakın dostum Demirel, RP’yi engellemek için elinden geleni yapacaktır.” — Fransa Yüksek Mason Konseyi de, Türkiye Mason Locası üstadı Necip Anduru’ya gönderdiği mektupla, şu talimatları veriyordu: * Refah Partisini iktidarı bırakmaya mecbur etmek için, gerekli bütün tedbirleri alınız. * Refah Partisinin iktidarının tamamen yok olması ve seçmenlerinin ümitlerini kaybetmesi ile neticelenebilecek siyasi bir konjonktürü oluşturunuz. * Refah Partisine destek veren İslam’î basını, ekonomik, siyasi ve adli baskı yoluyla, görevini yapamaz hale getiriniz. — 28 Şubat sürecinin İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Teoman Ünüsan, 10 yıl aradan sonra şu itiraflarda bulunmuştur: “MGK toplantısının ardından irtica söylentileri gündeme iyice oturdu. 14 Nisan’da, bütün valileri irtica gündemiyle topladık. Toplantıda MGK kararları ele alındı. Valilere ‘Ne diyorsunuz? İrtica var mı, irtica geliyor mu? Bunları en iyi siz bilirsiniz.’ Diye sorduk.” İstisnasız bütün valiler “ne irticası, cevabını verdiler” ve “nereden çıkarıyorlar bu irticayı, irtica, mirtica yok bu ülkede” dediler. “Bu cevabı veren valiler Refah-Yol hükümeti yeni vali atamadığı için önceki dönemlerde göreve getirilmiş valilerdi.” “Ben Refah Partisi’ne çok uzak bir bürokratım, hiçbir zaman onlara oy vermedim ama Allah var, haklarını vermek gerekir. Özellikle ekonomi alanında çok iyiydiler. Ülke iyiye gidiyordu, bu konuda medyanın büyük payı var. Medya bilinçli olarak ülkeyi darbe havasına soktu. Böylece koltuk düşkünleri muratlarına erdiler. Hem işi aldılar, hem yapmadılar, hem de malı götürdüler. Refah-Yol hükümeti yıkılmasaydı, Türkiye ekonomisi çoktan düzlüğe çıkmış olurdu.” 28 Şubat Post-Modern Darbe’ye en büyük desteği veren, bazı işçi ve işveren temsilcilerinin yer aldığı kendi tabirleri ile “5’li çete” mensupları da darbenin onuncu yıldönümünde pişmanlık ifade eden şu itiraflarda bulundular. Dönemin DİSK Başkanı Rıdvan Budak: “28 Şubat tarihimize olumlu bir sayfa olarak yazılmayacak.” 5’li çetenin mimarı dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’di. 1000 yıl süreceği söylenen 28 Şubat, 5 yıl bile devam edemedi” dedi. Dönemin TİSK Başkanı Refik Baydur ise: “28 Şubat’ta Türkiye’de bir rejim tehlikesi yoktu, rejim tehlikesi varmış gösterilerek asker ile sivil el ele demokrasiyi kurtardı söylemi doğru değil. Tankların yürümesi bir ihtilal havası estirdi, buna gerek yoktu. Çevik Bir, bazı yerlere ulaşma arzusundaydı. O hükümet döneminde patronların çıkarları zedelenmişti. İşveren kanadı maalesef kendi çıkarlarına bakıyor” açıklamasını yaptı. — 30 yıl boyunca MGK bünyesinde Başdanışmanlık yapan birisi ise, 28 Şubat müdahalesinin haklılığını şu gerekçelerle açıklıyordu: * Laik Türkiye Cumhuriyetinde D-8 gibi yapılmayacak işler yaptılar. Dünya küreselleşmeye giderken, Müslümanları bir tarafa ayırmak doğru olmaz. * İsrail’le iyi geçinmemeleri stratejik bir hata oldu. 28 Şubat’tan sonra İsrail ile ilişkilerin artması olumludur. Bugünkü AKP hükümeti de bunu yapıyor ki doğrudur. 28 Şubat’ın sonuçlarını kısaca özetlersek; 1. Türkiye, tarihinin en büyük soygununu yaşamış, bu yoksul ülkenin 50 milyar doları bankalarda hortumlanmış, ülkemiz benzeri görülmemiş bir ekonomik krizin içerisine düşürülmüştür. Şöyle ki: 28 Şubat’ın ardından 2000 yılında yatırıma sembolik tahsisat ayrılırken, 20,4 katrilyon faiz ödendi. Bunun anlamı, ayda 1,7 katrilyon TL, haftada 393 trilyon TL, günde 56 trilyon TL, saatte 2,4 trilyon TL, saniyede 6,6 milyar TL faizin ödenmiş olmasıdır. 2001 yılında ise, 37 katrilyon TL vergi toplanmasına rağmen, faiz ödemelerine 41,2 katrilyon TL gitti. 2. Yüksek yargı organlarının bazı üyeleri brifinglerde antidemokratik uygulamaları hararetle alkışladıkları için, TV kanallarına çıkıp, “Bizim yaptığımız Post-Modern bir darbeydi, bu müdahalemiz olmasaydı, parlamento aritmetiği böyle mi olurdu? Diyerek Anayasa suçu işleyenler hakkında hiçbir yasal işlem yapılmadığı için, yargımıza olan güven, önemli ölçüde sarsılmıştır. 3. Medya, demokrasi konusunda bir kere daha sınıfta kalmıştır. 4. Eğitim sistemi felç edilmiş, üniversitelerimiz bilimselliği iyice yitirmiş, milli, manevi ve ahlaki yıkım hızlanmıştır. 28 Şubat olaylarının ardından milli, manevi ve ahlaki değerlerimizde de korkunç bir tahribat başladı. Çocuklarımız ve gençlerimiz arasında şiddet içeren suçlarda, fuhuşa sürüklenmede, alkol ve uyuşturucu bağımlılığında sürekli bir artış meydana gelmiştir. Aşağıda verdiğimiz tablo, işin vahametinin boyutlarını açıkça ortaya koymaktadır. “Adalet Bakanlığı verilerine göre, 11 – 15 yaş arası yargılanan çocuk sayısı, 1996’da 74 bin iken, 2003 yılında 125 bine ulaştı. Alkol ve uyuşturucu kullanıcısı oldukları gerekçesiyle emniyet şubelerine getirilen 10 – 18 yaşları arasındaki çocuk sayısı, 2001’de 7.000 iken, bu sayı 2005’te 32.000’e yükseldi. 2005’de günde işlenen suç sayısı, 1996’e göre, % 64 oranında arttı. 2006’da her 6 dakikada bir ev, her 7 dakikada bir otomobil, her 9 dakikada bir işyeri soyuldu.” 5. Lahmacuncudan, kebapçıya kadar, yeşil sermaye iddiasıyla pek çok kişi fişlenmiş, kendi yurttaşını kendi ülkesinin tehdidi sayan bir zihniyet sergilenmiştir. 6. Partiler kapatılmış, siyasetçiler, belediye başkanları, gazeteciler başta olmak üzere binlerce insan görevlerinden uzaklaştırılmıştır. Başbakanlık Takip Kurulu ve Emniyet Genel Müdürlüğü kayıtlarına göre 1997’de, 2956 kişi 1998’de ise 4420 kişi irticai faaliyetlere katıldıkları gerekçesiyle gözaltına alınmıştı. 7. Ağustos 1997’de, İmam Hatip Liselerinin orta kısımlarını kapatmak, Kur’an Kurslarının önünü kesmek amacıyla 8 yıllık kesintisiz zorunlu eğitim yasası çıkarılmıştır. 8. Çeteleşme ve şiddet eğilimleri, 28 Şubat talihsiz döneminin ürünleridir. 28 Şubat’ın bazı tortuları hala devam etmektedir. Her şeye rağmen 10 yıllık bir sürenin sonunda milletimiz tekrar demokrasiye, özgürlüklere, insan haklarına ve bağımsızlığa sahip çıkma bilincinde olduğunu açık bir şekilde ortaya koymuştur. Bu gurur verici durum karşısında, milletimizin gayrı meşru yollarla, makam ve kazanç peşinde olanlara prim vermediğinin ve vermeyeceğinin iyice anlaşıldığını umuyor, aziz milletimizin şamarını yedikten sonra tarihin çöplüğüne atılmış olanların hallerinden ibret alınmasını diliyoruz. 28 Şubat’ın ardından iktidara getirilen partiler döneminde dış politikamız da bütünüyle ABD, İsrail ve AB’ye bağımlı hale getirildi. Halen işbaşındaki AKP hükümeti döneminde ise bağımlılık daha da artmış dış politikada tam teslimiyetçi bir ruh hakim olmuştur. Dış politikadaki bu kahredici durum karşısında, vatandaşlarımızın önemli bir bölümü, üzüntü içerisinde şu görüşleri dile getirmektedirler. “28 Şubat olmasa, Erbakan hükümeti 2 – 3 yıl daha işbaşında kalabilseydi, şimdikinden çok farklı bir Türkiye’ye, dış politikada ve ekonomide tam bağımsız bir Türkiye’ye ulaşmış olacaktık. Samimi inancımız odur ki, Erbakan’ın gerçekleştirdiği D–8 projesi, kısa bir sürede meyvelerini vermeye başlayacak, 800 milyonluk bir D–8 topluluğu karşısında, ABD ve yandaşları, ne Afganistan, ne Irak ne de Filistin ve Lübnan’daki zulümlerine teşebbüs edemeyeceklerdi.” Dışa bağımlı hale getirilen dış politikamız sebebiyle, şer üçlüsü diye adlandırılan ABD – İsrail – İngiltere ve AB ile ilişkilerimiz her geçen gün, ülkemizin milli menfaatlerinin aleyhine bir gelişme kaydetmektedir. AKP hükümetinin ABD ve AB politikalarında yapmış oldukları yanlışlıklarının ve ABD ve AB’nin Türkiye üzerindeki oynadıkları tehlikeli oyunlara dikkat çeken Genel Başkanımız bu konularla alakalı olarak görüşlerini şu şekilde açıklamıştır. “AKP hükümeti, uzunca bir süreden beri ısrarla ABD’den, Kuzey Irak’ta yuvalanan PKK terör eylemlerini önleme talebinde bulunuyor. Bu taleplere karşı, ABD’liler, bizim yöneticileri sadece oyalıyor ve uyutuyorlar. ABD’lilerin “PKK Koordinatörlüğü” teklifi de, oyalama ve uyutma oyununun son uygulamasıdır. ABD, PKK’yı ülkemize karşı bir baskı ve şantaj aracı olarak kullanmaktadır. ABD’nin PKK’ya en gelişmiş silahları verdiği ve her türlü lojistik destekte de bulunduğu, ayan beyan ortaya çıkmıştır. Buna rağmen, Başbakan Erdoğan hala ABD’den “Stratejik Ortağımız” olarak bahsetmekte, ama ABD’den gördüğü dostluğa sığmayan tavırlar karşısında sadece, “Güya stratejik ortağız” siteminde bulunabilmektedir. Saadet Partisi olarak ta baştan beri, hükümeti bu yanlış tavır ve uygulamalarından dolayı hep ikaz ettik ve “Ne zaman uyanacak, kendinize gelecek, bu işbirlikçi ve teslimiyetçi politikalarınızdan vazgeçeceksiniz? diye sorduk. ABD ve yandaşlarının Irak’a saldırılarına, İncirlik’ten ve İskenderun limanından en büyük lojistik desteği verdiniz. ABD’ye 7 limanımızı, 6 hava alanımızı tashih ettiniz. Lübnan’a asker gönderdiniz, elinize ne geçti? Sadece oyalama, aldatmaca ve ihanet. Ama bütün bunlara rağmen hala ABD’ye karşı dik bir duruş sergileyemiyor, milli ve şahsiyetli bir dış politika uygulayamıyorsunuz” dedik. Türkiye – AB ilişkileri, 2007 yılında da ülkemizi aşağılayıcı, onurumuzu zedeleyici bir tavır içerisinde yürütülmektedir. AB 11 Aralık 2006 tarihli kararında, müzakerelerin 8 başlıkta dondurulduğunu ve Rum’lara limanlar açılmadığı takdirde, halen açılmış olan başlıkların da kapatılmayacağını belirtmişti. Görülüyor ki, Kıbrıs bu yıl da AB tarafından sanki müzakerelerin bir unsuruymuş gibi ele alınıp bir baskı aracı olarak kullanılacaktır. AKP hükümetinin bir türlü anlamak istemediği husus halen AB içinde, Türkiye’nin tam üyeliğine karşı çıkan ve imtiyazlı ortaklıkla yetinilmesini savunanların oranı yüzde 70’lere tırmanmıştır. Üstelik bunların önemli bir bölümü de Almanya, Fransa ve Hollanda gibi birliğin en etkili üyeleridir. AB’nin uyguladığı politika, “İçeri alma, ama büsbütün de dışlama, kapıda tut, oyala, baskı altında tut, taviz koparmaya devam et” şeklinde devam etmektedir. AB, başka ülkelere uygulamadığı birçok haksız kriterleri Türkiye’ye dayatmakta, her adımda haksızlık ve çifte standardı sergilemekte, taviz koparmaya çalışmaktadır. AB’nin Ermeni Soykırımı iddiasındaki ısrarı, Fırat-Dicle havzasının uluslar arası bir idareye devredilmesi talebi, ek protokolle Kıbrıs’ın Rumlara terk edilmesi, Patrikhanenin statüsü, yeni azınlık anlayışı teklifi hep Türkiye’yi bölmeyi matuf girişimlerdir. Bütün bu gelişmelere rağmen, hükümetin AB üyeliğindeki ısrarının anlamamız bu tekliflere tepki göstermemesini içimize sindirmemiz mümkün değildir Bütün bu olup bitenler karşısında halkımız, son birkaç yıl içinde gerçekleri daha yakından görme imkânına kavuştu. AB pembe hayalleri yerini giderek uyanmaya ve tepkilere bıraktı. Onun için şu anda halkımızın en az yüzde 70’i AB’nin karşısındadır. Ama AKP iktidarı hala “AB süreci aynı kararlılıkla ve arzuyla devam edecektir” sözleriyle uyutma politikalarına devam etmektedir. Türkiye çok tehlikeli bir gidişin içerisindedir. Acz ve gaflet içerisindeki bir yönetim eliyle ülke, adım adım bir kaosa, bir çöküşe sürüklenmektedir. Bu tehlikeli gidişten kurtulmak için milletimizin önünde iyi bir fırsat, en geç Kasım 2007’de yapılacak olan bir genel seçim vardır. İktidarda beşinci yılını tamamlamak üzere olan AKP, bu seçim döneminde, yandaş medya kuruluşları ve bazı büyük sermaye grupları ile birlikte şöyle bir propaganda yapmaktadırlar. “Evet, bazı başarısızlıklar oldu. Millete verilen sözlerin taahhütlerin bir bölümü yerine getirilemedi, ama AKP rahat çalışamadı, önlerine birçok engeller çıkarıldı. AKP ile uyum içinde olacak bir Cumhurbaşkanı seçildiğinde nasıl bir başarılı çalışma döneminin başladığını göreceksiniz. Kaldı ki, AKP’nin dışında bir iktidar alternatifi de mevcut değildir. Geliniz AKP’yi tekrar elbirliği ile iktidar yapalım.” Ancak bir halk deyimi ile “Takke düştü, kel göründü” “Artık mızrak çuvala sığmıyor” Aziz Milletimiz, bu kadar musibetle karşılaştıktan sonra artık, sağcı, solcu, milliyetçi, liberal, demokrat muhafazakâr olduklarını ifade eden partilere oy vermeyecek, bir delikten ikinci defa ısırılmayacaktır. Milletimizin önünde bir tek çare bir tek çözüm var o da bu aziz milletin tarihini, inancını, değerlerini temsil eden Milli Görüş ve Milli Görüş’ün tek temsilcisi Saadet Partisi’dir. Çünkü Ülkemizi kalkındırmak, ahlaki ve manevi değerlerimize sahip çıkmak, ülkemizin izzet ve itibarını korumak için neler yapılabileceğini bizler geçmiş Milli Görüş Hükümetleri, özellikle 54. Erbakan Hükümeti zamanında gösterdik. Bu gerçek, elbette hepimizin üzerine çok büyük sorumluluklar yüklemektedir. Bu sorumluluk duygusu içerisinde, seçime kadar geceli gündüzlü bir çalışmayı yapacak, gerçekleri ev ev, mahalle mahalle, köy köy bütün vatandaşlarımıza anlatacağız. Cenab-ı Hak’tan hepimize ihlâslı çalışmalar yapmayı nasip buyurmasını ve en büyük başarıları niyaz ediyor hepinizi tekrar sevgi ve saygıyla selamlıyorum.


Fakire değil rantiyeye

08:25, 2007-Mar-25  ..  Kategori   ..  Link
Cevat Ayhan, Mortgage Yasası’nın, “Sosyal politikaları destekleyici bir kanun değil, rantiye, bankalar ve finans kesiminin kârlarını artıracak bir kanun” olduğunu söyledi.
Cevat Ayhan, Mortgage Yasası’nın, “Sosyal politikaları destekleyici bir kanun değil, rantiye, bankalar ve finans kesiminin kârlarını artıracak bir kanun” olduğunu söyledi. Hükümetin, iktisadi ve sosyal meseleleri IMF, AB ve uluslararası sermayenin güdümüne teslim ettiğini ifade eden Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ayhan, TBMM’de kabul edilen Mortgage Yasası’nın, alt gelir gruplarına yarayacak bir kanun değil, üst gelir gruplarının lehine olduğunun itiraf edildiğini” söyledi. Ayhan, “Bu, bekleyen halk topluluklarının faydalanabileceği bir kanun değildir. Zira ödeme gücüne baktığınız zaman bugün halkın konut sahibi olabilmesi için kira bedeli kadar bir taksitle ev sahibi olması lazım. Bu da mümkün değil. Sosyal politikaları destekleyici bir kanun değil, rantiye, bankalar ve finans kesiminin karlarını arttıracak bir kanundur” diye konuştu. ANKARA BÜROSU Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Cevat Ayhan, işsizliğin son 20 yılın en yüksek seviyesine AKP döneminde çıktığını belirterek, gerçek işsizlik oranının 2002-2006 döneminde yüzde 20 olarak gerçekleştiğini söyledi. Parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında işsizliğin geldiği tehlikeli boyutlara dikkat çeken Ayhan, Türkiye İstatistik Kurumu’nun değerlerine göre 1988-2007 yılları arasında işsizlik oranının en yüksek olduğunu döneminin 2002-2006 dönemi olduğunu kaydetti. Bu dönemin Anasol-M hükümeti ile AKP dönemini içine aldığını hatırlatan Ayhan, daha önceki yıllarda yüzde 5-6 civarındaki işsizlik oranının bugün yüzde 10’a kadar çıktığını vurguladı. Buna mevsimlik işçiler ile umudu kaybedip iş aramayanlar da dâhil edildiğinde işsizlik oranının yüzde 20’ye kadar çıktığının altını çizen Ayhan, genç nüfusta ise işsizlik oranının yüzde 19 olduğunu kaydetti. Son 20 yılda en düşük işsizlik oranının Refah-Yol hükümeti döneminde gerçekleştiğine işaret eden Ayhan, "Refah-Yol döneminde işsizlik oranı yüzde 6 civarında gerçekleşti" dedi. Şu anda işsizliğin son 20 yılın en yüksek seviyesinde olduğunu hatırlatan Ayhan, "Türkiye’nin IMF güdümüne girdiği Anasol-M ve AKP hükümetleri dönemi işsizliğin arttığı, gelir dengesinin bozulduğu ve halkın fakirleştiği dönem olmuştur" dedi. İşsizliğin fert, aile ve toplum için en büyük huzursuzluk kaynağı olduğunu kaydeden Ayhan, "İşsizlik sebebiyle toplumun çekirdeği aile düzeni sarsılmakta, toplumda suç yaygınlaşmaktadır. Boşanmaların, aile huzursuzluklarının, suçların yaygınlaşması ve artışı endişe verici gelişmelerdir" dedi. Mortgage Kanunu’nun Bakan Şener’in itiraf ettiği gibi alt gelir gruplarına yaramayacağını söyleyen Cevat Ayhan, üst gelir gruplarının konut finansmanını kolaylaştıran bir sistem olduğunu belirtti. Ayhan, "Halk topluluklarının faydalanabileceği bir kanun değildir. Zira ödeme gücüne baktığımız zaman, bugün halkın konut sahibi olabilmesi için kira bedeli kadar taksitle ev sahibi olması lazım. Bu da mümkün değildir" diye konuştu. Mortgage sistemine göre alınacak evlerin kredisinin yüzde 25 peşinat ve yaklaşık 1000 YTL taksitle ödeneceğini kaydeden Ayhan, "Bunu da ülkemizde ödeyecek alt veya orta tabaka yok. Bir memur, çiftçi veya esnaf bunu ödeyemez" dedi. Bu kanunun sosyal politikaları desteklemediğini vurgulayan Ayhan, "Rantiyenin, bankaların ve finans kesimlerinin karlarını artıracak bir kanundur" dedi.


SP Göle
Ilçe Başkanı

   Genel Merkez Menü
  Genel Baskan Mesajlari
  Genel Merkez Haberleri
  Genel Merkez Duyurulari
  Seçim Meydanlari
  Medyada Partimiz

   Hakkımda
Anasayfa
Özgeçmisim
Arşiv
Arkadaşlar
Fotoğraf Albümü

   Kategoriler


   Son Blog Girişleri

   Linkler

   Arkadaşlar


Partimiz Linkleri
spadisoyadi
spistanbul
spgenelmerkezi
spgungoren
spkartal
spadana
spadiyaman
spafyonkarahisar
spagri
spaksaray
spamasya
spankara
spantalya
spardahan
spartvin
spaydin
spbalikesir
spbartin
spbatman
spbayburt
spbilecik
spbingol
spbitlis
spbolu
spburdur
spbursa
spcanakkale
spcankiri
spcorum
spdenizli
spdiyarbakir
spduzce
spedirne
spelazig
sperzincan
sperzurum
speskisehir
spgaziantep
spgiresun
spgumushane
sphakkari
sphatay
spigdir
spisparta
spicel
spizmir
spkahramanmaras
spkarabuk
spkaraman
spkars
spkastamonu
spkayseri
spkirikkale
spkirklareli
spkirsehir
spkilis
spkocaeli
spkonya
spkutahya
spmalatya
spmanisa
spmardin
spmugla
spmus
spnevsehir
spnigde
spordu
sposmaniye
sprize
spsakarya
spsamsun
spsiirt
spsinop
spsivas
spsanliurfa
spsirnak
sptekirdag
sptokat
sptrabzon
sptunceli
spusak
spvan
spyalova
spyozgat
spzonguldak
spabana
spacigol
spacipayam
spadakli
spadalar
spadiyaman-golbasi
spadilcevaz
spafsin
spagacoren
spagin
spaglasun
spagli
spahirli
spahlat
spahmetli
spakcaabat
spakcadag
spakcakale
spakcakent
spakcakoca
spakdagmadeni
spakhisar
spakincilar
spakkisla
spakkoy
spakkus
spakoren
spakpinar
spaksaray-ortakoy
spakseki
spaksu
spaksehir
spakyaka
spakyazi
spakyurt
spalaca
spalacakaya
spalacam
spaladag
spalanya
spalapli
spalasehir
spaliaga
spalmus
spalpu
spaltindag
spaltinekin
spaltinova
spaltinozu
spaltintas
spaltinyayla
spaltunhisar
spalucra
spamasra
spanamur
spandirin
spantalya-kale
sparaban
sparac
sparakli
sparalik
sparapgir
spardanuc
spardesen
sparguvan
sparhavi
sparicak
sparmutlu
sparpacay
sparsin
spartova
spasarcik
spaslanapa
spaskale
spatabey
spatkaracalar
spavanos
spavcilar
spayancik
spayas
spaybasti
spaydincik
spaydinlar
spaydintepe
spayranci
spayvacik
spayvalik
spazdavay
spbabadag
spbabaeski
spbafra
spbagcilar
spbahce
spbahcelievler
spbahcesaray
spbahsili
spbakirkoy
spbaklan
spbala
spbalcova
spbaliseyh
spbalya
spbanaz
spbandirma
spbaskil
spbasciftlik
spbaskale
spbasmakci
spbasyayla
spbattalgazi
spbayat
spbayindir
spbaykan
spbayramic
spbayramoren
spbayrampasa
spbekilli
spbelen
spbergama
spbesni
spbesikduzu
spbesiktas
spbesiri
spbeyagac
spbeydag
spbeykoz
spbeylikova
spbeyoglu
spbeypazari
spbeysehir
spbeytussebap
spbiga
spbigadic
spbilecik-yenipazar
spbirecik
spbismil
spbodrum
spbogazkale
spbogazliyan
spbolvadin
spbor
spborcka
spbornova
spboyabat
spbozcaada
spbozdogan
spbozkir
spbozkurt
spbozova
spboztepe
spbozuyuk
spbozyazi
spbuca
spbucak
spbuharkent
spbulancak
spbulanik
spbuldan
spburdur-kemer
spburhaniye
spbunyan
spbuyukcekmece
spbuyukorhan
spceyhan
spceylanpinar
spcide
spcihanbeyli
spcizre
spcumayeri
spcaglayancerit
spcal
spcaldiran
spcamardi
spcamas
spcameli
spcamlidere
spcamlihemsin
spcamliyayla
spcamoluk
spcan
spcanakci
spcandir
spcankaya
spcardak
spcarsamba
spcarsibasi
spcat
spcatak
spcatalca
spcatalpinar
spcatalzeytin
spcavdarhisar
spcavdir
spcay
spcaybasi
spcaycuma
spcayeli
spcayiralan
spcayirli
spcaykara
spcekerek
spcelebi
spcelikhan
spceltik
spceltikci
spcemisgezek
spcerkes
spcerkezkoy
spcermik
spcesme
spcildir
spcinar
spcinarcik
spcicekdagi
spcifteler
spciftlik
spciftlikkoy
spcigli
spcilimli
spcine
spcivril
spcobanlar
spcorlu
spcorum-bayat
spcubuk
spcukurca
spcumra
spcungus
spdaday
spdalaman
spdamal
spdarende
spdargecit
spdatca
spdazkiri
spdelice
spdemirci
spdemirkoy
spdemirozu
spdenizli-kale
spderbent
spderebucak
spdereli
spderepazari
spderik
spderince
spderinkuyu
spdernekpazari
spdeveli
spdevrek
spdevrekani
spdicle
spdidim
spdigor
spdikili
spdikmen
spdinar
spdivrigi
spdiyadin
spdodurga
spdoganhisar
spdogankent
spdogansar
spdogansehir
spdoganyol
spdoganyurt
spdogubeyazit
spdomanic
spdortdivan
spdortyol
spdumlupinar
spduragan
spdursunbey
spduzici
spduzkoy
speceabat
spedremit
speflani
spegil
spegirdir
spekinozu
spelbeyli
spelbistan
speldivan
speleskirt
spelmadag
spelmali
spemet
speminonu
spemirdag
spemirgazi
spenez
sperbaa
spercis
sperdek
sperdemli
speregli
sperfelek
spergani
spermenek
speruh
sperzin
spesenler
speskil
speskipazar
spespiye
spesme
spetimesgut
spevciler
spevren
speynesil
speyup
spezine
spfatih
spfatsa
spfeke
spfelahiye
spferizli
spfethiye
spfindikli
spfinike
spfoca
spgaziemir
spgaziosmanpasa
spgazipasa
spgebze
spgediz
spgelendost
spgelibolu
spgemerek
spgemlik
spgenc
spgercus
spgerede
spgerger
spgermencik
spgerze
spgevas
spgeyve
spgokceada
spgokcebey
spgoksun
spgolbasi
spgolcuk
spgole
spgolhisar
spgolkoy
spgolmarmara
spgolova
spgolpazari
spgolyaka
spgomec
spgonen
spgordes
spgorele
spgoynucek
spgoynuk
spguce
spguclukonak
spgudul
spgulagac
spgulnar
spgulsehir
spgulyali
spgumushacikoy
spgumusova
spgundogmus
spguney
spguneysinir
spguneysu
spgunyuzu
spgurgentepe
spguroymak
spgurpinar
spgursu
spgurun
spguzelbahce
spguzelyurt
sphacibektas
sphacilar
sphadim
sphafik
sphalfeti
sphalkapinar
sphamamozu
sphamur
sphan
sphanak
sphani
sphanonu
spharmancik
spharran
sphasanbeyli
sphasankeyf
sphaskoy
sphassa
sphavran
sphavsa
sphavza
sphaymana
sphayrabolu
sphayrat
sphazro
sphekimhan
sphemsin
sphendek
sphinis
sphilvan
sphisarcik
sphizan
sphocalar
sphonaz
sphopa
sphorasan
sphozat
sphuyuk
spilgaz
spilgin
spilica
spislahiye
spisparta-gonen
spibradi
spidil
spihsangazi
spihsaniye
spikizce
spikizdere
spilic
spimamoglu
spimranli
spincesu
spincirliova
spinebolu
spinegol
spinhisar
spinonu
spipsala
spiscehisar
spiskenderun
spiskilip
spispir
spivrindi
spiyidere
spiznik
spkabaduz
spkabatas
spkadikoy
spkadinhani
spkadisehri
spkadirli
spkagithane
spkagizman
spkahta
spkale
spkalecik
spkalkandere
spkaman
spkandira
spkangal
spkaraburun
spkarabuk-ovacik
spkarabuk-yenice
spkaracabey
spkaracasu
spkaracoban
spkarahalli
spkaraisali
spkarakecili
spkarakocan
spkarakoyunlu
spkaramanli
spkaramursel
spkarapinar
spkarapurcek
spkarasu
spkaratas
spkaratay
spkarayazi
spkargi
spkarkamis
spkarliova
spkarpuzlu
spkarsiyaka
spkastamonu-bozkurt
spkastamonu-pinarbasi
spkas
spkavak
spkavaklidere
spkaynarca
spkaynasli
spkazan
spkazimkarabekir
spkeban
spkeciborlu
spkecioren
spkeles
spkelkit
spkemah
spkemaliye
spkemalpasa
spkemer
spkepsut
spkeskin
spkestel
spkesan
spkesap
spkibriscik
spkinik
spkirikhan
spkirkagac
spkizilcahamam
spkizilirmak
spkiziloren
spkiziltepe
spkigi
spkiraz
spkocaali
spkocakoy
spkocasinan
spkocarli
spkofcaz
spkonak
spkorgan
spkorgun
spkorkut
spkorkuteli
spkovancilar
spkoyulhisar
spkozakli
spkozan
spkozluk
spkoprubasi
spkoprukoy
spkorfez
spkose
spkosk
spkoycegiz
spkula
spkulp
spkulu
spkuluncak
spkumlu
spkumluca
spkumru
spkursunlu
spkurtalan
spkurucasile
spkusadasi
spkuyucak
spkucukcekmece
spkure
spkurtun
splacin
spladik
splalapasa
splapseki
splice
spluleburgaz
spmacka
spmaden
spmahmudiye
spmalazgirt
spmalkara
spmaltepe
spmamak
spmanavgat
spmanyas
spmarmara
spmarmara-eregli
spmarmaris
spmazgirt
spmazidagi
spmecitozu
spmelikgazi
spmenderes
spmenemen
spmengen
spmeram
spmeric
spmerzifon
spmesudiye
spmidyat
spmihalgazi
spmihaliccik
spmilas
spmucur
spmudanya
spmudurnu
spmuradiye
spmuratli
spmurgul
spmusabeyli
spmustafakemalpasa
spmut
spmutki
spnallihan
spnarlidere
spnarman
spnazilli
spnazimiye
spniksar
spnilufer
spnizip
spnurdagi
spnurhak
spnusaybin
spof
spoguzeli
spoguzlar
spoltu
spolur
spondokuz-mayis
sporhaneli
sporhangazi
sporta
sportaca
sportakoy
sposmancik
sposmaneli
sposmangazi
spotlukbeli
spovacik
spodemis
spomerli
spozalp
spozvatan
sppalu
sppamukova
sppasinler
sppatnos
sppazar
sppazarcik
sppazarlar
sppazaryeri
sppazaryolu
sppehlivankoy
sppendik
sppersembe
sppertek
sppervari
sppinarbasi
sppinarhisar
sppiraziz
sppolateli
sppolatli
spposof
sppozanti
sppoturge
sppulumur
sprefahiye
spresadiye
spreyhanli
spsafranbolu
spsaimbeyli
spsalipazari
spsalihli
spsamandag
spsamsat
spsamsun-ayvacik
spsandikli
spsapanca
spsaray
spsarayduzu
spsaraykent
spsaraykoy
spsarayonu
spsaricakaya
spsarigol
spsarikamis
spsarikaya
spsarioglan
spsariveliler
spsariyahsi
spsariyer
spsariz
spsaruhanli
spsason
spsavastepe
spsavur
spseben
spseferihisar
spselcuk
spselcuklu
spselendi
spselim
spsenirkent
spserik
spserinhisar
spseydiler
spseydisehir
spseyhan
spseyitgazi
spsindirgi
spsilifke
spsilivri
spsilopi
spsilvan
spsimav
spsinanpasa
spsincan
spsincik
spsivas-altinyayla
spsivasli
spsiverek
spsivrice
spsivrihisar
spsolhan
spsoma
spsorgun
spsogut
spsogutlu
spsoke
spsulakyurt
spsultanbeyli
spsultandagi
spsultanhisar
spsuluova
spsulusaray
spsumbas
spsungurlu
spsuruc
spsusurluk
spsusuz
spsusehri
spsuleoglu
spsurmene
spsutculer
spsabanozu
spsahinbey
spsalpazari
spsaphane
spsarkisla
spsarkikaraagac
spsarkoy
spsavsat
spsebinkarahisar
spsefaatli
spsehitkamil
spsemdinli
spsenkaya
spsenpazar
spsereflikochisar
spsile
spsiran
spsirvan
spsisli
spsuhut
sptalas
sptarakli
sptarsus
sptaskent
sptaskopru
sptaslicay
sptasova
sptatvan
sptavas
sptavsanli
sptefenni
sptekkekoy
sptekman
sptercan
sptermal
spterme
sptire
sptirebolu
sptokat-pazar
sptokat-yesilyurt
sptomarza
sptonya
sptoprakkale
sptorbali
sptortum
sptorul
sptosya
sptrabzon-koprubasi
sptufanbeyli
spturgutlu
spturhal
sptut
sptutak
sptuzla
sptuzluca
sptuzlukcu
spturkeli
spturkoglu
spugurludag
spula
spulas
spulubey
spuluborlu
spuludere
spulukisla
spulus
spurla
spusak-ulubey
spuzundere
spuzunkopru
spumraniye
spunye
spurgup
spuskudar
spuzumlu
spvakfikebir
spvan-edremit
spvan-saray
spvarto
spvezirkopru
spviransehir
spvize
spyaglidere
spyahsihan
spyahyali
spyakakent
spyalihuyuk
spyalvac
spyaprakli
spyatagan
spyavuzeli
spyayladagi
spyayladere
spyazihan
spyedisu
spyenice
spyenicaga
spyenifakili
spyenimahalle
spyenipazar
spyenisarbademli
spyenisehir
spyerkoy
spyesilhisar
spyesilli
spyesilova
spyesilyurt
spyigilca
spyildirim
spyildizeli
spyomra
spyozgat-aydincik
spyumurtalik
spyunak
spyusufeli
spyuksekova
spyuregir
spzara
spzeytinburnu
spzile
spzonguldak-eregli
spadanamerkezilce
spadiyamanmerkezilce
spafyonkarahisarmerkezilce
spagrimerkezilce
spaksaraymerkezilce
spamasyamerkezilce
spankaramerkezilce
spantalyamerkezilce
spardahanmerkezilce
spartvinmerkezilce
spaydinmerkezilce
spbalikesirmerkezilce
spbartinmerkezilce
spbatmanmerkezilce
spbayburtmerkezilce
spbilecikmerkezilce
spbingolmerkezilce
spbitlismerkezilce
spbolumerkezilce
spburdurmerkezilce
spbursamerkezilce
spcanakkalemerkezilce
spcankirimerkezilce
spcorummerkezilce
spdenizlimerkezilce
spdiyarbakirmerkezilce
spduzcemerkezilce
spedirnemerkezilce
spelazigmerkezilce
sperzincanmerkezilce
sperzurummerkezilce
speskisehirmerkezilce
spgaziantepmerkezilce
spgiresunmerkezilce
spgumushanemerkezilce
sphakkarimerkezilce
sphataymerkezilce
spigdirmerkezilce
spispartamerkezilce
spicelmerkezilce
spistanbulmerkezilce
spizmirmerkezilce
spkahramanmarasmerkezilce
spkarabukmerkezilce
spkaramanmerkezilce
spkarsmerkezilce
spkastamonumerkezilce
spkayserimerkezilce
spkirikkalemerkezilce
spkirklarelimerkezilce
spkirsehirmerkezilce
spkilismerkezilce
spkocaelimerkezilce
spkonyamerkezilce
spkutahyamerkezilce
spmalatyamerkezilce
spmanisamerkezilce
spmardinmerkezilce
spmuglamerkezilce
spmusmerkezilce
spnevsehirmerkezilce
spnigdemerkezilce
spordumerkezilce
sposmaniyemerkezilce
sprizemerkezilce
spsakaryamerkezilce
spsamsunmerkezilce
spsiirtmerkezilce
spsinopmerkezilce
spsivasmerkezilce
spsanliurfamerkezilce
spsirnakmerkezilce
sptekirdagmerkezilce
sptokatmerkezilce
sptrabzonmerkezilce
sptuncelimerkezilce
spusakmerkezilce
spvanmerkezilce
spyalovamerkezilce
spyozgatmerkezilce
spzonguldakmerkezilce
spadisoyadi1
spadisoyadi2
spadisoyadi3
spadisoyadi4
spadisoyadi68
spadisoyadi5
spadisoyadi6
spadisoyadi7
spadisoyadi75
spadisoyadi8
spadisoyadi9
spadisoyadi10
spadisoyadi74
spadisoyadi72
spadisoyadi69
spadisoyadi11
spadisoyadi12
spadisoyadi13
spadisoyadi14
spadisoyadi15
spadisoyadi16
spadisoyadi17
spadisoyadi18
spadisoyadi19
spadisoyadi20
spadisoyadi21
spadisoyadi81
spadisoyadi22
spadisoyadi23
spadisoyadi24
spadisoyadi25
spadisoyadi26
spadisoyadi27
spadisoyadi28
spadisoyadi29
spadisoyadi30
spadisoyadi31
spadisoyadi76
spadisoyadi32
spadisoyadi33
spadisoyadi35
spadisoyadi46
spadisoyadi78
spadisoyadi70
spadisoyadi36
spadisoyadi37
spadisoyadi38
spadisoyadi71
spadisoyadi39
spadisoyadi40
spadisoyadi79
spadisoyadi41
spadisoyadi42
spadisoyadi43
spadisoyadi44
spadisoyadi45
spadisoyadi47
spadisoyadi48
spadisoyadi49
spadisoyadi50
spadisoyadi51
spadisoyadi52
spadisoyadi80
spadisoyadi53
spadisoyadi54
spadisoyadi55
spadisoyadi56
spadisoyadi57
spadisoyadi58
spadisoyadi63
spadisoyadi73
spadisoyadi59
spadisoyadi60
spadisoyadi61
spadisoyadi62
spadisoyadi64
spadisoyadi65
spadisoyadi77
spadisoyadi66
spadisoyadi67

www.etkinpatent.com
www.ensonmoda.com
www.ensonmodeller.com
www.pazardunyasi.com
www.hizmetdunyasi.com
www.etkinkariyer.com
www.alisverispostasi.com







www.etkinpatent.com | www.ensonmoda.com | www.ensonmodeller.com | www.pazardunyasi.com | www.hizmetdunyasi.com | www.etkinkariyer.com | www.alisverispostasi.com | www.bizimkentimiz.com